Hikaye ve Roman

Her iki türün geleneksel tanımında birleşilen nokta, olmuş yada olması mümkün bulunan olayları anlatan türler oluşlarıdır. Bunu, gerçek yada hayal edilmiş bir evrene ait gerçeklik duygusunu uyandıran olayların anlatımıdır,diye genişletebiliriz. Hikaye ve roman tanımlarında bu ortak noktadan sonra, iki türü birbirinden ayıran özellikler kısaca şöyle sıralanabilir :
a. Romanlar uzun, hikayeler kısa anlatı türleridir.
b. Romanlarda kişiler ( karakterler ) çok, hikayelerde azdır.
c. Romanlar geniş bir zaman kesitinde geçerken, hikayelerde bu kesit dardır.
d. Romanlardaki karakterler genellikle çok yönlü, hikayelerdeki karakterler tek yönlüdürler.
Ancak bu özellikler bile hikaye ve romanı kesin çizgilerle birbirinden ayırmaya yetmez. Bu sayılan özellikler her iki türde de bulunabilir.

Futbol Nedir

Etiketler:,

On birer kişiden oluşan iki takım arasında oynanan ve oyuncuların küre biçiminde şişirilmiş özel bir topu el ve kollarını kullanmadan rakip kaleye sokmasına dayanan spor dalıdır.
İlk zamanlardan bu yana, küre şeklinde yuvarlanan cisimler bir oyun ve spor aracı olarak insanoğlunun dikkatini çekmiştir. Futbol oyununun ilk defa nerede ve ne zaman oynandığı bilinmemektedir; fakat tarihi araştrmalara göre ayakla oynanan top oyunlarının Sümerler’e kadar ulaştığı bilinmektedir.

Mısır’da mezarlardaki duvar resimlerinde ayakla top oynayan insan figürlerine rastlanmıştır. Hatta bu zamandan kalma, 7.5 cm çapında deri veya ketenden yapılmış toplar 2500 yıl önceden günümüze kadar ulaşmıştır ve kimi müzelerde sergilenmektedir. Homeros da “Odiesa”da top oyunlarından bahseder.

M.Ö 2500 yıllarında da Çin’de yere dikilmiş iki mızrak arasından bir topu tekmelemek suretiyle geçirmeye çalışarak talim yapıldığı bilinmektedir

Orta Asya Türklerinin de kız ve erkeklerden kurulu karma takımlarla, topa elle dokunmadan, sadece ayak ve kafa ile vurularak rakip kaleden içeri atmaya çalışarak bir oyun oynadıklari kaynaklarda yer alıyor. İçlerinde Kaşgarlı Mahmut’un da bulundugu pek çok tarihçinin kitaplarında da Türklerin oynadığı “Tepük” isimli bir oyundan bahsedilir. Bu oyunun söylenen kuralları günümüz futbolununkilere oldukça benzer. Elle oynamak yasaktır, faullü hareketler tespit edilmiştir, top oyun alanının dışına çıkamaz.

Günümüz modern futbolunun temeli ise Romalı askerler arasında oynanan “harpastum” adlı oyundur. Futbolun Avrupa’daki tarihi ise büyük bir tartışma konusudur. Fransızlar, İngilizler ve İtalyanlar futbolun ilk defa kendi ülkelerinden diğer ülkelere yayıldığını iddia etmektedirler. Lakin futbol tarih boyunca hemen hemen bütün medeniyetlerde benzer biçimlerde boy göstermiş olsada bugünkü haline en yakin şeklini 17. yüzyılda İngiltere’de almıştır.

Daha sonraki gelişimi ise şöyle gösterilebilir:

1841 - Futbol topunun tam bir küre biçiminde olmasının kabulü

1800′lü yıllarda bir futbol topu
1848 - “Cambridge kuralları” adı altında futbol kuralları toplanmış ve bu kurallarla ilk futbol maçı Cambridge’de ögrenciler arasında ilk futbol maçının oynanması.

1855 - Bir İngiliz takımının ilk kez yurt dışına çıkarak futbol oynaması ve böylece Almanya’da futbolun temelini atması

1857 - İngiltere’de ilk futbol kulübü Sheffield Club’in kurulması.

1863 - İngiltere Futbol Federasyonu’nun ve böylece modern futbolun doğuşu

1870 - Portekiz’de oturan İngilizlerin burada futbolu yaymaya başlamaları.

1871 - “Kral Kupası” veya “İngiltere Federasyon Kupası” nın başlaması

1893 FA Kupası Final maçında kullanılan top
Wolves 1 Everton 0
1872 - “İngiltere-Iskoçya” : ilk milli maç.

1875 - Kalelere üst direk konulması ve topa kafayla vurulmasına izin verilmesi

1876 - Korner kuralının kabulü

1879 - Glasgow’dan Darwen’e para teklifiyle futbolcu getirilerek profesyonellik yolunun açılması.

1882 - Futbol kurallarında değişiklik yapmaya yetkili “International Board”un kurulması

1885 - Profesyonelliğin İngiltere’de resmen kabulü

1886 - Ofsayt kuralının kabulü

1889 - Danimarka ve Hollanda’da futbol federasyonlarının kurulması

1890 - Futbol maçlarında tam yetkinin hakemlere verilmesi

1891 - Penaltının kabulü

1893 - Amerika’da ilk futbol federasyonunun Arjantin’de kurulması

1895 - İngiltere’de bayanların ilk futbol maçını oynaması

1899 - Sürenin 90 dakika, ölçülerin 118.4 x 91.4 olarak belirlenmesi

1901 - Sheffield United - Tottenham Hotspur federasyon kupası finalini 110.802 kişinin izlemesi.

1902 - İngiltere dışında oynanan ilk milli maçta Avusturya’nın Macaristan’ı 5-0 yenişi.

1903 - Averajın kabulü

1904 - Belçika, Fransa, Danimarka, Hollanda, İspanya, İsveç, İsviçre’nin FIFA’yı kurması

1906 - Kıtalar arasi ilk milli maçta Güney Afrika’nın Brezilya’yı Brezilya’da 5-0 yenişi.

1907 - Kendi sahasında bulunan bir futbolcunun ofsayt sayılmamasının kabulü

1908 - Londra Olimpiyat Oyunları’nda futbolun ilk kez olimpiyat oyunlarında yer alması.
Futbolun Türkiye’ye Gelişi

Modern futbolun İngiltere’den çıkarak yayılması sırasında Osmanlı İmparatorluğunun belli başlı ticaret limanlarındaki kentlere yerleşen İngilizler futbolu ülkemize sokan kişiler olmuşlardır. İstanbul, İzmir, Selanik futbolun oynandığı ilk 3 şehir olmuştur. Buralarda İngilizler futbol oynarken Rumlar da onlara katılmışlar ve hem futbol oynayanlar hem de takımlar önemli sayıda artmıştır. Osmanlı topraklarında ilk futbol maçının 1875′te Selanik’te oynandığı bilinmektedir. 1877 yılında ise İzmir’in Bornova çayırlarında futbol maçları yapılmıştır. Ancak, bu sıralarda Müslüman gençlerin futbol oynamaları hoş karşılanmayacağı için. Türklerin futbol oynamaları için biraz daha süre geçmesi gerekmiştir. İzmir’de ilk futbol kulübü 1984 yılında İngilizler tarafından kurulmuş ve adı “Football Club Smyrna” olmuştur. İstanbul’da futbol oynanmaya başlanması ise ancak 1895 yılında Kadıköy ve Moda’da olmuştur. İzmir’den İstanbul’a göçen İngilizler burada futbol oynamışlardır. Buradaki Rumlarda futbola merak sarmışlardır ve futbol İstanbul’da çok büyük bir hızla yayılmıştır

Dünya Kitap Günü

Etiketler:, , , , , , , , ,

Her yıl 23 Nisan gününü içine alan haftada Dünya Çocuk Kitapları Günü kutlanır. Kitap insanın yetişmesi ve kültürel birikimini arttırması için en temel kaynaktır. Bundan dolayı kitap okumayı sevdirmek yaygınlaştırmak için çeşitli faaliyetler düzenlenir. Tarifte ilk kez kitap haftası düzenleme girişimi 1917 yılında Amerika’da İzciler Kitap Yöneticileri tarafından başlatılmıştır. Bu girişimi kitap yayıncıları, yazarlar ve aydın insanlar da desteklemiş ve 1919 yılında Çocuk Kitapları Haftası olarak her yıl kutlanmaya başlanmıştır. Türkiye’de ise Çocuk Kitapları Haftası 1947 yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır.
Çocuk Kitapları

Kitaplar bizi aydınlatan, sıkıntılarımızı unutturan, bilmediğimiz şeyleri bize öğreten, görmediğimiz yerler hakkında bizi bilgilendiren, buluşları, düşünceleri, görüşleri öğreten en yakın dostlarımızdır. Kitap seçmek çok önemli bir ve zor bir iştir. Okuduğumuzda bize çok büyük faydalar sağlayacak kitaplar olacağı gibi, bize yanlış bilgiler öğreten zararlı kitaplar da olabilir. Bu nedenle çocuklarımız için kitap seçerken dikkatli davranmalı, onları iyiliğe, güzelliğe, sevgiye yönlendirecek kitaplar seçmeliyiz. Bu anne babaların ve öğretmenlerin görevleri arasındadır. Gerçekten iyi kitaplar okuyarak iyinin tadına varan çocuklar, kötülüğü aramayacaklardır. Okuma alışkanlığı bilinçli ve istekli bir hareket olmalıdır. İnsan okuduğunu anlamalı, ondan faydalanmalı, kendi yorumunu katabilmelidir. Bunun için kitabı ağır ağır ve dikkatimizi vererek okumalıyız ki okuduğumuzu anlayalım ve anladıkça da kitaplardan zevk almaya başlayalım. Bunun sonucunda da kitapları sever ve daha fazla okuma isteği duyarız.

En güzel alışkanlıklardan birisi kitap sevgisidir. Bu nedenle çocuklarımıza henüz ilkokul çağındayken bu sevgiyi aşılamalı, onları kitaplar okumaya yönlendirmeliyiz. Çocukların hayal gücüne, seviyelerine uygun onları geliştirmeye yönelik kitaplar seçmeliyiz. Böylelikle kitaplar çocukların ihtiyaçlarını karşılayacak ve onlara en üst düzeyde fayda sağlayacaktır.
Kitabın Yararları Nelerdir?

İnsanların yemek, içmek gibi vücutlarının ihtiyacı olan ihtiyaçları vardır. Kitaplar da insan ruhunun vazgeçilmez bir ihtiyacıdır. Kitap ruhun gıdasıdır. Hayata bakışımızı, ruhumuzu, düşüncelerimizi, fikirlerimizi geliştirmek için mutlaka kitaplara ihtiyacımız vardır. Kitaplar toplumların hayatını değiştiren, yenileştiren ve ilerlemesine yardımcı olan kaynaklardır. Peygamber efendimiz Hz. Muhammad’e Yüce Allah’ın ilk emri “Oku” olmuştur. Her bilgi okumakla öğrenilir, okumak medeni dünya için bizleri hazırlar, bilgili ve bilinçli bireyler haline getirir. Ülkelerin kalkınması, kişilerin sağlam düşüncelere sahip olması, hayallerini genişletebilmesi, ufuklarını açabilmesi için kitap okumaya ihtiyacımız vardır.

Bizler başarılı insanlar olmak istiyorsak bol bol kitap okumalı, kitaplardan faydalanmalıyız. Çünkü kitaplar bizim en büyük öğretmenlerimizdir. En güzel şiirler kitaplarda yazar, en güzel hikayeleri bulabileceğimiz yerler kitaplardır, en faydalı bilgiler kitaplarda bulunur.

Kitap çok vefalı bir dosttur ; örneğin 500 sayfalık bir kitabın bir günde 20 sayfasını okur gerisini okumak için bırakırız. Tekrar elimize alıp okumamız için kitap bizi bekler. Vefakardır, sabırlıdır kitap. Bizlere iyiyi güzeli öğretmek için onu alıp okumamızı her zaman bekler.
Başlıca Kitap Türleri Şunlardır.

Başvuru Kitapları:
Bu gruba giren kitaplar bize değişik, çeşitli yararlı bilgiler verirler. Sözlükler, ansiklopediler, yazım kılavuzları gibi. Başvuru kitaplarının konuları kısa sürede bulunabilsin diye çoklukla harf sırasına göre hazırlanır.

Bilgi Kitapları:
Bunlar öğretici kitaplardır. Bize bilmediğimiz konularda yeni bilgiler verirler. Yeni bilgiler, düşünce ufkumuzu genişletir. Bilgili insanlar daha doğru kararlar verirler. Ders kitaplarımız bilgi kitaplarıdır. Doğru bilgi kitaplarını dikkatle okumalıyız.

Meslek Kitapları:
Belirli meslekler için hazırlanmış kitaplardır. Mesleğinde daha başarılı olmak isteyenler bu tür kitaplardan yararlanırlar. Meslek kitaplarından oluşan kütüphaneler de vardır.

Edebi Kitaplar:
Romanlar, öyküler, masallar, gezi ve şiir kitapları, anılar bu gruba girer. Bu kitaplar kolay okunur. Okuyanı dinlendirir, düşündürür, duygulandırır.

Çocuk Kitapları:
Çocuklar için yazılan yapıtlara çocuk kitabı denir. Çocuk kitapları çocuklara bilgi verir. Çocukların duygu, düşünce dünyasını geliştirir.
Kitaplarla ilgili söylenen güzel sözler

*Kitapsız büyüyen çocuk, susuz yetişen fidana benzer. (Çin atasözü)

*Kitapsız yaşamak, kör, sağır, dilsiz yaşamaktır. (Seneca)

*Ademin hayvaniyeti yemekle, insaniyeti okumakla kaimdir. (Namık Kemal)

*Kitaplarım, bana yetecek kadar büyük bir krallıktır. (Shakespeare)

*Kitaplar ruhun gıdasıdır. (Japon atasözü)

*Kitapları seviyor musunuz? O halde bütün hayatınız boyunca mesut olacaksınız demektir. (Jules Clarette)

*Mümkün olsaydı her karış toprağa buğday eker gibi kitap ekerdim. (Horace)

*Kitaplar, sessiz öğretmenlerdir. (Gellius)

*En iyi kitapların okunması, geçmiş yüzyılların en büyük insanlarıyla konuşmak gibidir. (Descartes)

*Kitaplar yaşadıkça “geçmiş” diye bir şey olmayacaktır. (Bulver Lytton)

*Kitap, içimizdeki donmuş denizin buzlarını kırmaya yarayan bir gereçtir. (Franz Kafka)

*Okuma zevkini kazanamayanın öğrenimi yarıda kalmış demektir. (P. Fecaat)

*Kitap, tek ölümsüzlüktür. (Rufus Choote)

*Kitapsız bir ev, ruhsuz bir vücut demektir. (Cicero)

*Gençliğini kitaplarla beslemeyen ulusların sonu acıdır. (Ovidius)

*İnsan bir kitabı her açışında yeni bir şey öğrenir. (Çin atasözü)

*Kitap, sağırlara seslenen dilsiz dostlardır. (Hollanda atasözü)

*Kitap, insanın cebinde taşıdığı bir bahçe gibidir. (Arap atasözü)

*Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür. Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak,düşünmek, zekayı eğitmektir. (Atatürk)

Kitapla ilgili Yazılan Şiirler

Kitap Sevgisi

Benim ufak bir odam var,
inleniyor orda başım.
İçindeki şu kitaplar,
En sevgili arkadaşım.
Beni bana veren odur,
Gerçek yolu ondan başlar;
Bin bir çiçek deren odur,
Onunla dost büyüsü başlar.
Kitap ruhun kaynağıdır,
Bu kaynaktan iç arkadaş;
Kitap ilmin orağıdır,
Ektiğini biç arkadaş.
Uzun sözün kısası bu:
Boş değirmen, kitapsız ev.
Nasihatım değil kuru,
Kitabı sev, kitabı sev!

R.Necdet EVRİMER

Kitaplığım Açıldı

Benim en mutlu yolum,

Kitaplığım okulum,
Aydınlık sağım, solum…
Sevinirim coşarım,
Ben buraya koşarım.
Kitaplar dizi dizi,
Güldürür yüzümüzü,
Arttırır bilgimizi,
Sevinirim coşarım,
Ben buraya koşarım…
İlmin temel taşı bu,
Bize can yoldaşı bu,
Yükselişin başı bu,
Sevinirim coşarım,
Ben buraya koşarım…
Okuduğum her satır,
Kafamı aydınlatır,
Bana neler anlatır,
Sevinirim coşarım,
Ben buraya koşarım…

Hasarı TURAN


odev odev indir odev bul odev yukle bedava odev odevleri odevler
bedava sohbet Turkchat chat hikayeler
hosting