ic Gocler
İÇ GÖÇLER
İç göçler 1950 ‘den sonra Ulaşımın geliÅŸmesi ve sanayileÅŸme ile artış göstermiÅŸtir.
İç Göçün (Köyden Kente) Sebepleri
1. Hızlı nüfus artışı,
2. Tarım alanlarının miras yoluyla küçük parçalara ayrılması,
3. Tarımda makineleşme ile işsizliğin oluşması (bu genelleme Karadeniz bölgesi için geçerliliğini yitirir.).
4. Eğitim hizmetleri, alt yapı hizmetlerinin yetersizliği,
5. Kan davaları ve terör.
6. İklim ve yer şekillerinin olumsuz etkileri.
7. Sağlık hizmetlerinin yetersizliği (en az etkili).
8. İş imkanlarının sınırlı olması.
9. Kentlerde sanayinin gelişmiş olması.
Köyden Kente Göçün Sonuçları
1. Nüfusun dağılışında dengesizlik olur.
2.Yatırımların dağılışında dengesizlik olur.
3. İşsizlik ortaya çıkar.
4.Konut sıkıntısı olur. Sonuçta gecekondulaşma olur.
5.Sanayi tesisleri (fabrikalar) kent içinde kalır.
6. Çevre sorunları artar.
7.Trafik, eğitim-sağlık problemleri olur.
8.Alt yapı hizmetlerinin götürülmesi zorlaşır.
9.Kültür çatışması olur.
10.Kırsal kesimdeki yatırımlarda verimsizlik olur.
Köyden Kente Göçü Önlemek İçin
1.Sulamalı tarım yaygınlaştırılmalı,
2.Modern tarım yöntemleri yaygınlaştırılmalı.
3.Besi ve ahır hayvancılığı geliştirilmeli.
4.Eğitim -sağlık hizmetleri geliştirilmeli.
5.Tarıma dayalı sanayi kolları kırsal kesime kaydırılmalı
6.Alt yapı hizmetleri geliştirilmeli (yol ,su, elektrik, haberleşme).
GÖÇ
Waugh’a göre (1990: 301) “göç, devinim ve insanın yerleÅŸme yerinde, bazı dönemlerde, kalıcı deÄŸiÅŸimidir. Göçler itici ve çekici faktörlerin etkileri ile ortaya çıkmaktadır. İtici faktörler, insanları mevcut yerleÅŸmelerinden hoÅŸnutsuz eden baskılar nedeniyle uzaklaÅŸtırırken, çekici faktörler insanların yeni bir yerleÅŸmesine etki eder”. Göç, kısaca, insanların yaÅŸadıkları yerleri
herhangi bir amaçla uzun veya kısa süreli olarak değiştirmesi olayıdır.
Göçün Sebepleri
Göç hareketinin çok sayıda sebebi bulunmaktadır. İnsanların yaÅŸamlarını devam ettirebilmeleri için ekonomik anlamda, içinde bulundukları devre göre, belirli standartlarda olanaklara sahip olmaları gerekmektedir. İnsanlar yaÅŸamak için öncelikle fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olup, bunun için belirli bir gelire ihtiyaç duyarlar. Bu amaca yönelik insanlar, bir iÅŸte çalışarak kendisinin ve bakmak zorunda olduÄŸu kiÅŸilerin geçimini saÄŸlamaktadırlar. İnsanlar bulundukları ortamlarda iÅŸ bulamıyor ve geçimlerini saÄŸlayamıyorlarsa iÅŸ bulabilecekleri bir yere göçmek zorundadırlar. Bu nedenle de araÅŸtırma sahasında, göçün en önemli sebebi, iÅŸ bulmak amacını taşımaktadır (%78,1). GAP’ın faaliyete geçmeye baÅŸlaması ile beraber, bu neden ortadan kalkmaya baÅŸlamıştır Yukarıda deÄŸinilen göçün nedenlerini Gökçe’de (1996: 264) destekleyerek, 1981 verilerine göre %40 olan topraksız çiftçi ailelerinin oranının 1993′e gelindiÄŸinde de aynı olduÄŸunu belirtmiÅŸtir. Ayrıca, bu durumun topraktan yeterli geçim saÄŸlayamama, kentlere kitlesel göç ve iÅŸsizlik sorununu da beraberinde getirdiÄŸini vurgulamıştır. AraÅŸtırma sahasında göç olayının sebeplerinden bir diÄŸeri “kan davası”dır. Kan davasının göç nedeni olması (%2,1), sahada kan davası olaylarının hala devam ettiÄŸini göstermesi bakımından oldukça önemlidir. Bu çaÄŸdışı olayın hala yaÅŸanıyor olması sahadaki insanların geleneksel etkilerinden kopamıyor olmasının bir göstergesi olması yanında, eÄŸitim, ekonomik ve kültürel anlamdaki bazı eksikliklerin etkili olduÄŸu söylenebilir. F. DoÄŸanay
(1997: 21-22), Harran’da 1970′li yıllarda, bazı aileler arasında kan davasının olduÄŸuna dikkat çekerek, bunun ailelerde huzursuzluk ve güvensizlik nedeni olduÄŸunu belirtmiÅŸtir.
AraÅŸtırma sahasında, ankete katılan hane halkı reislerinden köyden “göçmek isteyenlerin” oranı azımsanmayacak kadar çoktur (%25,4), Ancak, bu sadece bir istek olup, kesinleÅŸmiÅŸ bir olay deÄŸildir. Köyden göçmek istemeyenler ise çoÄŸunluÄŸu oluÅŸturmaktadırlar (%74,6). Bu da, göçün durmaya baÅŸladığının göstergelerinden kabul edilebilir.
Ankete katılan hane halkı reislerinden yurt içine göçmek isteyenlerin önemli bir kısmı; Adana (%34,9) ve İstanbul’u (%21,7) tercih etmiÅŸlerdir. Göç isteÄŸi çoÄŸunlukla yakın merkeze ve il içine doÄŸru bir hareketlilik göstermiÅŸtir (%72,2), (Tablo 5). Bu oranlara baÄŸlı olarak göç isteÄŸinin, iÅŸ imkanı fazla olan geliÅŸmiÅŸ uzak merkezlere ve yakın merkezlere ÅŸeklinde olduÄŸu söylenebilir.
Dış göç eÄŸilimine karşın, Åžanlıurfa’dan dışa göç eÄŸilimi son 15-20 yıl süresince sürekli düşüş göstermiÅŸtir. Buna karşın, bölge kentlerine olan göç; nüfus yığılmasına sebep olmaktadır.
AraÅŸtırma sahasına, göç ederek gelenlerin çoÄŸu iÅŸ imkanının artmış olduÄŸunu belirtmiÅŸlerdir (%73,3). İş kurduÄŸu için gelenlerde de artış vardır (%6,7) Bu durum, GAP’ın ve Åžanlıurfa ilinin iÅŸ cazibesi bakımından önemli olmaya baÅŸladığını gösterdiÄŸi gibi gelecekte de önemli olacağının iÅŸaretlerindendir.
Sahada 1995 yılından itibaren, Atatürk Barajı’ndan sulamanın baÅŸlaması ile beraber, önceleri Türkiye’nin diÄŸer bölgelerine çalışmaya giden insanların geriye dönmeye baÅŸlamış olmasına karşın, bu “tersine göç” nüfusun artış hızını etkiyecek kadar yüksek deÄŸildir. Çünkü, göç hareketinin etkileri kısa sürelerde görülmez. AraÅŸtırma sahasında yaÅŸayan insanlar, daha önceleri, Adana ve Çukurova gibi yerlere çalışmaya gitmiÅŸlerdir. 1995′te GAP’ın devreye girmesi ise, henüz yeni sayılabilecek bir olaydır. Bunun “tersine göç”gibi sosyal boyuttaki olaylara geç tesir etmesi de gayet doÄŸaldır. Bölge dışına göç eden insanlar göç ettikleri yerlerde ekonomik faaliyetlerini sürdürdüğü gibi buralardan genellikle geriye dönmek istemezler. Çünkü, geriye döndükleri zaman tekrar geldikleri yerlere uyum saÄŸlamaları da geç olacak ve buna baÄŸlı olarak da kurulu düzenleri bozulacaktır. Türkiye’de son yıllarda yaÅŸanan, ülke genelindeki ekonomik çıkmazın da tersine göçe olumsuz etkisi olduÄŸu söylenebilir. Bu sebeple, son yıllarda artması beklenen tersinegöç, yukarıda belirtilen nedenlerle az gerçekleÅŸmiÅŸtir. Tersine göç olgusunun az da olsa baÅŸlamış olması, GAP’ın çekici özelliklerinden kaynaklanmaktadır.
Yukarıda ortaya koymuÅŸ olduÄŸumuz görüş, bazı araÅŸtırmacılar tarafından da desteklenmektedir. GAP entegre bölgesel kalkınma projesi gerçekleÅŸtiÄŸinde, GüneydoÄŸu Anadolu, göç veren deÄŸil, yüksek oranda göçlerin yöneldiÄŸi bir bölge olacaktır. Gaziantep ve Åžanlıurfa bölgenin en büyük ve Türkiye’nin sayılı metropolleri arasına girecektir (H. DoÄŸanay, 1997: 448). Gökçe’de bu görüşü destekleyerek (1996: 265), 2005 Hedef Yılı’nda, bölgesel istihdamın 1985 yılına göre % 251 oranında artış kaydedeceÄŸini, buna karşılık, nüfus artış oranının ise % 240 olacağını belirtmiÅŸtir. Görüldüğü gibi, 2005 Hedef Yılı’nda bir istihdam fazlalığı dikkati çekmektedir. Bu istihdam fazlalığının bölge dışında çalışan nüfusu bölgeye çekme gücü vardır.
Yukarıdaki araÅŸtırmacıları Özer’de destekleyerek (1997: 161), GAP ile birlikte bölgenin önemli oranda göç alacağını ve bu göçün en büyüğünün projenin baÅŸları ile (1990) sonları yani ürünlerin verileceÄŸi dönem (2010) olacağını belirtmiÅŸtir. Ayrıca, GAP bölgesine proje ile birlikte ve projeden sonra genellikle DoÄŸu Karadeniz, DoÄŸu Anadolu ve İç Anadolu’dan göç geleceÄŸini vurgulamıştır.
Görüldüğü gibi, GAP’ın tamamlanmasıyla birlikte sadece daha önce araÅŸtırma sahasından Türkiye’nin diÄŸer bölgelerine göç eden insanlar sahaya göç etmeyecek, buna ilave olarak Ülkenin diÄŸer bazı bölgelerinden de araÅŸtırma sahasına göç hareketi gerçekleÅŸecektir. Çünkü, GAP tamamlandığında sahaya göç verme ihtimali olabilecek bölgelerde istihdam sorun olmaya devam ederken, GAP bölgesinde istihdam fazlalığı olacaktır. Bu da, sahaya diÄŸer bölgelerden göç hareketinin gerçekleÅŸmesi için yeterli bir nedendir.
AraÅŸtırma sahasında “geni aile tipi”nde olan ailelerden iÅŸini ve kazancını ayıran bireyler daha sonra “çekirdek aile” kurarak toplumsal manada yaÅŸamlarını önceki geniÅŸ ailelerinden ayrı olarak devam ettirirler. Bu durum, göçe sebep olabilmektedir. Şöyle ki; evini ayırarak yeniden çekirdek aile oluÅŸturan bireyler bazen bulunduÄŸu yerden iÅŸ bulmak için ayrılarak göç ederler.
İç Göç
Günümüzde, insanlar daha rahat ortamlarda yaÅŸamak istemektedirler. Bu istek aynı zamanda göç nedenlerinin en önemlilerindendir. Göç çoÄŸunlukla, insanların bölgeleri dışındaki sanayileÅŸmiÅŸ büyük ÅŸehirlere olurken, bazen kendi yaÅŸadıkları kırsal alanların baÄŸlı bulundukları il ve ilçe merkezlerine de olabilmektedir. Hatta, bazı insanlar yurt dışına bile göç ederler. AraÅŸtırma sahasında, son zamanlara gelinceye kadar ciddi düzeyde bir göç olayı söz konusu idi. Ancak, sulamalı tarıma geçilmesi nedeniyle böyle bir hareketlilik ortadan kalkmaya hatta tersine dönmeye baÅŸlamıştır. Bu tersine durum, yani “tersine göç” çok önemli oranlarda olmamakla birlikte böyle bir eÄŸilimden söz edilebilir. Åžanlıurfa ilinde göç 1990′lı yıllar ve öncesinde negatif iken; 1990′lı yıllarda durmaya günümüzde ise tersine dönmeye baÅŸlamıştır.
AraÅŸtırma sahasında yurt içine göç; “il içi” ve “il dışı” olarak iki ÅŸekilde deÄŸerlendirilebilir. Ankete katılan hane halkı reislerinden il dışına göç eden hane bireylerinin olduÄŸunu belirtenler önemli bir oran oluÅŸturmaktadır. Hane halkı reislerinden önemli bir kısmı, haneden herhangi bir bireyin yurt içine göçtüğünü belirtmiÅŸlerdir. Göç eden hane halkı bireylerinin önemli bir kısmı (%45,5) Adana’yı tercih etmiÅŸtir. İl dışına göç edenlerin çoÄŸunluÄŸu ise çevre illeri tercih etmiÅŸlerdir (%55,8). Geriye kalanların önemli bir kısmı, Åžanlıurfa Merkez İlçe’ye göç ederken (%23,9), arta kalanlar ise uzaktaki illere göçmüşlerdir




Aaa Nazlanma ama Gel Yorum yaz