<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Odevde Odev Odevler Odevi Odevleri BedavaOdev OdevBul OdevYukle Odevindir &#187; Biyografi</title>
	<atom:link href="http://www.odevde.com/odev/biyografi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.odevde.com</link>
	<description>Turkiyenin Odev ve Bilgi Portali</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Jan 2012 13:00:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Zerrin Özer</title>
		<link>http://www.odevde.com/zerrin-ozer.php</link>
		<comments>http://www.odevde.com/zerrin-ozer.php#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 May 2010 06:17:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[özgeçmişi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Zerrin Özer]]></category>
		<category><![CDATA[Zerrin Özer biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Zerrin Özer eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zerrin Özer hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Zerrin Özer kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Zerrin Özer kisa ozgecmisi]]></category>
		<category><![CDATA[Zerrin Özer resmi]]></category>
		<category><![CDATA[Zerrin Özer yaptiklari]]></category>
		<category><![CDATA[Zerrin Özer yaşamı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odevde.com/?p=472</guid>
		<description><![CDATA[4 Kasım 1957 tarihinde Ankara&#8217;da doğdu. 1970&#8242;li yılların önde gelen sanatçılarından Tülay Özer&#8217;in küçük kardeşidir. İlk, orta ve lise eğitimini bu ilde tamamladı. Anne ve babasının ayrılığı çocukluk yıllarının mutsuz geçmesinin en büyük sebebi oldu. Müziğe olan tutkusu Amerikalı şarkıcı Janis Joplin hayranlığı ile büyüdü. Kendi çalışmasıyla 1975&#8242;te katıldığı TRT yarışmasında birinci olmasının verdiği heyecan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.odevde.com/wp-content/uploads/zerrin_ozer.jpg"><img src="http://www.odevde.com/wp-content/uploads/zerrin_ozer.jpg" alt="" title="zerrin_ozer" width="150" height="200" class="alignnone size-full wp-image-471" /></a><br />
<strong>4 Kasım 1957 tarihinde Ankara&#8217;da doğdu. 1970&#8242;li yılların önde gelen sanatçılarından Tülay Özer&#8217;in küçük kardeşidir. İlk, orta ve lise eğitimini bu ilde tamamladı. Anne ve babasının ayrılığı çocukluk yıllarının mutsuz geçmesinin en büyük sebebi oldu. Müziğe olan tutkusu Amerikalı şarkıcı Janis Joplin hayranlığı ile büyüdü. Kendi çalışmasıyla 1975&#8242;te katıldığı TRT yarışmasında birinci olmasının verdiği heyecan ve cesaretle müziğe yoğunlaştı.Bu yolda ablası Tülay Özer&#8217;in büyük desteğini arkasına aldı.İlk plağı olan Bizler ve Sizler &#8211; Yalvarırım adlı 45&#8242;liği 1976 yılında, uzun yıllar bağlı kalacağı Kent Plak tarafından yayınlandı. Takip eden dönemde, Türkiye&#8217;nin en ünlü orkestrası, İstanbul Gelişim Orkestrası ile caz ve dans müziği yaptı.</p>
<p>1979 yılında ilk dikkat çeken çalışması Esin Engin aranjeli, sözlerinde ve müziğinde Orhan Gencebay imzası bulunan &#8216;Gönül&#8217; ile patlama yaparak, 1980 yılının 45&#8242;liği seçilen ikinci ve son 45&#8242;liği &#8220;Gönül &#8211; Yaman Olurum&#8221; ile Altın Plak ödülünü almaya hak kazandı. 1980 yılında ilk albümü &#8220;Seni Seviyorum&#8221; adıyla piyasaya çıktı, onu aynı yıl içersinde &#8220;Sevgiler&#8221; izledi. Artık kapılar açılmıştı. Hem de Paris&#8217;e kadar &#8230; 1982 yılında, Paris&#8217;te, Eyfel Kulesi&#8217;nde, &#8216;Binbir Gece&#8217; adı altında Türkiye&#8217;yi tanıtıcı konserler verdi. Sadece bununla da kalmadı, bir yıl sonra Paris&#8217;teki Olympia&#8217;da bir resital için sahneye çıktı.<br />
<span id="more-472"></span></p>
<p>1981 yılında &#8220;Ve Zerrin Özer&#8221; albümüyle arabeske yöneldi. Bu yöneliş sanatçıya olan ilgiyi artırdı. 1982&#8242;de &#8220;Gelecek Misin?&#8221;, 1984&#8242;te &#8220;Mutluluklar Dilerim&#8221;, 1985&#8242;te &#8220;Evcilik Oyunu&#8221; ve &#8220;Kırmızı&#8221; adlı albümleri çıktı. Kırmızı albümünde &#8220;Eminem&#8221; ve &#8220;Dom Dom Kurşunu&#8221; şarkılarını &#8220;İntuv Ene&#8221; ve &#8220;Merhaba Ya Habeyip&#8221; adlarıyla Arapça seslendirdi. 1987 yılında son LP&#8217;si &#8220;Dayanamıyorum&#8221; adlı albümü çıktı. Ertesi yıl çıkan &#8220;Dünya Tatlısı&#8221; albümüyle (ilk CD&#8217;si) yeniden pop müziğine dönüş yaptı. 1990 yılında çıkan &#8220;İşte Ben&#8221; albümüyle en iyi albüm ödülünü kazandı. Aynı yıl müzisyen Alper Önal&#8217;la evlendiyse de ertesi yıl boşandı. 1991 yılında &#8220;Sevildiğini Bil&#8221; albümü yine çok sattı ancak ertesi yıl çıkan &#8220;Olay Olay&#8221; albümü beklediği ilgiyi görmedi ve bu hayalkırıklığı sanatçının müziğe birkaç yıl boyunca küsmesine yol açtı.</p>
<p>1996 yılında &#8220;Zerrin Özer&#8221; albümüyle müziğe dönen sanatçı, ertesi yıl &#8220;Zerrin Özer 97&#8243; albümünü çıkardı. 2000 yılında yaptığı &#8220;Bir Zerrin Özer Arşivi&#8221; best of albümüyle ikinci kez en iyi albüm ödülünü kazandı. 2001 yılında yine eski şarkılarından oluşan &#8220;Ben&#8221; çift CD&#038;MC olarak piyasaya çıktı. Peşpeşe piyasaya sürülen bu iki albümüyle toplam 1,5 milyonu aşkın satış gerçekleştirdi. Ertesi yıl yaptığı &#8220;Ölürüm Ben Sana&#8221; albümü beklediğini veremese de, 2005 yılında yaptığı &#8220;Ve Böyle Bir Şey&#8221; türkü-caz albümüyle beklenen ilgiyi gördü. Bu albümü de Altın Plak&#8217;la ödüllendirildi. Sanatçı, 2006 yılında Levent Süren ile evlendi. Sanatçı, Ajda Pekkan, Nilüfer, Sezen Aksu ve Nükhet Duru ile birlikte Türk Pop Müziği&#8217;nin beş divasından biri olarak anılmaktadır.</p>
<p>Diskografi</p>
<p>Bizler ve Sizler &#8211; Yalvarırım (1976) (45&#8242;lik)<br />
Gönül &#8211; Yaman Olurum (1979) (45&#8242;lik)<br />
Seni Seviyorum (1980)<br />
Sevgiler (1980)<br />
Ve Zerrin Özer (1981)<br />
Gelecek misin? (1982)<br />
Mutluluklar Dilerim (1984)<br />
Kırmızı (1985)<br />
Evcilik Oyunu (1985) (Sanatçının izni haricinde piyasaya sürülmüştür.)<br />
Dayanamıyoum (1987)<br />
Dünya Tatlısı (1988)<br />
İşte Ben (1990)<br />
Sevildiğini Bil (1991)<br />
Olay Olay (1992)<br />
Zerrin Özer (1996)<br />
Zerrin Özer 97 (1997)<br />
Bir Zerrin Özer Arşivi (2000)<br />
Dünya Tatlısı (2000)<br />
Ben (2002) (Sanatçının izni haricinde piyasaya sürülmüştür.)<br />
Ölürüm Ben Sana (2002)<br />
Ve Böyle Bir Şey (2005)<br />
Ömür Geçiyor &#038; Zerrin Özel (2007) </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.odevde.com/zerrin-ozer.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadir inanir Kimdir biyografisi</title>
		<link>http://www.odevde.com/kadir-inanir-kimdir-biyografisi.php</link>
		<comments>http://www.odevde.com/kadir-inanir-kimdir-biyografisi.php#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 13:13:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir inanir]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir inanir biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir inanir eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir inanir yasamı]]></category>
		<category><![CDATA[kim]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odevde.com/?p=463</guid>
		<description><![CDATA[15 Nisan 1949&#8242;da Ordu&#8217;da doğan Türk Sineması&#8217;nın büyük oyuncularından Kadir İnanır, oyunculuk hayatına foto-roman&#8217;lar ile başladı ve &#8220;Son Yedi Adım Sonra&#8221; isimli film ile sinemaya geçti. Türk sinemasının yetiştirdiği yıldız oyunculardan biri olan Kadir İnanır&#8217;ın önemli filmleri arasında, başrollerini Türk Sineması&#8217;nın Sultanı olarak bilinen Türkan Şoray&#8217;la paylaştığı &#8220;Dönüş&#8221;, &#8220;Selvi Boylum Al Yazmalım&#8221;, &#8220;Yılanların Öcü&#8221; filmleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.odevde.com/wp-content/uploads/Kadir_inanir.jpg"><img src="http://www.odevde.com/wp-content/uploads/Kadir_inanir.jpg" alt="" title="Kadir_inanir" width="150" height="200" class="alignnone size-full wp-image-462" /></a><br />
<strong>15 Nisan 1949&#8242;da Ordu&#8217;da doğan Türk Sineması&#8217;nın büyük oyuncularından Kadir İnanır, oyunculuk hayatına foto-roman&#8217;lar ile başladı ve &#8220;Son Yedi Adım Sonra&#8221; isimli film ile sinemaya geçti. Türk sinemasının yetiştirdiği yıldız oyunculardan biri olan Kadir İnanır&#8217;ın önemli filmleri arasında, başrollerini Türk Sineması&#8217;nın Sultanı olarak bilinen Türkan Şoray&#8217;la paylaştığı &#8220;Dönüş&#8221;, &#8220;Selvi Boylum Al Yazmalım&#8221;, &#8220;Yılanların Öcü&#8221; filmleri ile Ah Güzel İstanbul, Tatar Ramazan, Bir Yudum Sevgi filmleri yer alıyor.</p>
<p>İnanır, 2003 yapımlı sinema filmi &#8220;Gönderilmemis Mektuplar&#8221;da, başrolü Türk Sineması&#8217;nın Sultanı Türkan Şoray&#8217;la birlikte paylaştı. Türk Sineması&#8217;nın efsanevi ikilisi, 24 yıl aradan sonra bu filmle birlikte biraraya geldi.</p>
<p>Filmleri<br />
www.odevde.com<br />
<span id="more-463"></span><br />
Oyuncu</p>
<p>Yedi Adım Sonra 1968<br />
Dertli Gönlüm 1968<br />
Fato / Ya İstiklal Ya Ölüm 1969<br />
Çılgınlar Cehennemi 1969<br />
Yaralı Kalp 1969<br />
Ankara Ekspresi 1970<br />
Meçhul Kadın 1970<br />
Dağların Kartalı 1970<br />
Dört Kabadayı 1970<br />
Yemen&#8217;de Bir Avuç Türk 1970<br />
Kara Gözlüm 1970<br />
Unutulan Kadın 1971<br />
Üç Arkadaş 1971<br />
Azrailin Beş Atlısı 1971<br />
Kara Gün 1971<br />
Kerem İle Aslı 1971<br />
Mualla 1971<br />
Aslanlar Kükreyince 1971<br />
Kadifeden Kesesi 1971<br />
Tophaneli Murat 1971<br />
Dönüş 1972<br />
Leyla İle Mecnun 1972<br />
Utanç 1972<br />
Paprika Gaddarın Aşkı 1972<br />
Baskın 1972<br />
Vur 1972<br />
Asi Gençler 1972<br />
Hesapta Bu Yoktu 1972<br />
Kopuk 1972<br />
Aşka Susayanlar / Seks Ve Cinayet 1972<br />
Tophaneli Murat 1972<br />
Uçurum 1972<br />
Vahşi Arzu 1972<br />
Kanlı Para 1972<br />
Gazi Kadın / Nene Hatun 1973<br />
Kambur 1973<br />
Yaban 1973<br />
Ölüme Koşanlar 1973<br />
Hayat Bayram Olsa 1973<br />
Ezo Gelin 1973<br />
Anadolu Ekspresi 1973<br />
Yedi Belalılar 1973<br />
Bitirim Kardeşler 1973<br />
Bitirimler Sosyetede 1973<br />
Yazık Oldu Yarınlara 1974<br />
Askerin Dönüşü 1974<br />
Bir Yabancı 1974<br />
Enayi 1974<br />
Korkusuzlar 1974<br />
Ceza 1974<br />
Sahipsizler 1974<br />
Sensiz Yaşanmaz 1974<br />
Uyanık Kardeşler 1974<br />
Almanyalı Yarim 1974<br />
Köprü 1975<br />
Baldız 1975<br />
Yatak Hikayemiz 1975<br />
Pisi Pisi 1975<br />
Deprem 1976<br />
Taksi Şoförü 1976<br />
Alev 1976<br />
Can Pazarı 1976<br />
Delicesine 1976<br />
Devlerin Aşkı 1976<br />
Bodrum Hakimi 1976<br />
İki Kızgın Adam 1976<br />
Silahlara Veda 1976<br />
Dila Hanım 1977<br />
Selvi Boylum, Al Yazmalım 1977<br />
Silah Arkadaşları 1977<br />
Ana Ocağı 1977<br />
Fırtına 1977<br />
Tövbekar 1977<br />
Kan 1977<br />
Cevriyem 1978<br />
Evlidir Ne Yapsa Yeridir 1978<br />
Derviş Bey 1978<br />
Düzen 1978<br />
Hedef 1978<br />
İsyan 1979<br />
Aşk ve Nefret 1979<br />
İstanbul, 1979 1979<br />
Doktor 1979<br />
Fırat 1979<br />
Gazeteci 1979<br />
Ah Güzel İstanbul 1981<br />
Kırık Bir Aşk Hikayesi 1981<br />
Elveda Dostum 1982<br />
Tomruk 1982<br />
Yürek Yarası 1982<br />
Aşkların En Güzeli 1982<br />
Kurban 1983<br />
Bedel 1983<br />
Yabancı 1984<br />
Balayı 1984<br />
İmparator 1984<br />
Güneş Doğarken 1984<br />
Bir Yudum Sevgi 1984<br />
Amansız Yol 1985<br />
Ateş Dağlı 1985<br />
Seyyid 1985<br />
Yaz Bitti 1985<br />
Yılanların Öcü 1985<br />
Ölüm Yolu 1985<br />
Umut Sokağı 1986<br />
Dikenli Yol 1986<br />
Suçumuz İnsan Olmak 1986<br />
Yarın Ağlayacağım 1986<br />
Güneşe Köprü 1986<br />
Sevgi Çıkmazı 1986<br />
Sen Türkülerini Söyle 1986<br />
Sultanoğlu 1986<br />
Hayat Köprüsü 1986<br />
Sen De Yüreğinde Sevgiye Yer Aç 1987<br />
Yaralı Can 1987<br />
Katırcılar 1987<br />
Küçüğüm 1987<br />
72. Koğuş 1987<br />
Menekşeler Mavidir 1987<br />
Yarınsız Adam 1987<br />
Bir Beyin Oğlu 1988<br />
Yedi Uyuyanlar 1988<br />
Hüzün Çemberi 1988<br />
Emanet 1988<br />
Acılar Paylaşılmaz 1989<br />
Film Bitti 1989<br />
Medcezir Manzaraları 1989<br />
Kavgamız 1989<br />
Karılar Koğuşu 1989<br />
Eskici Ve Oğulları 1990<br />
Sayın Başkan 1990<br />
Darbe 1990<br />
Tatar Ramazan 1990<br />
Umut Hep Vardı 1991<br />
Ah Gardaşım 1991<br />
Aldatacağım 1991<br />
Tatar Ramazan Sürgünde 1992<br />
Aşk Ölümden Soğuktur 1994<br />
Komser Şekspir 2000<br />
Gönderilmemiş Mektuplar 2002<br />
Sinema Bir Mucizedir 2005<br />
Son Cellat 2008</p>
<p>Tv Dizileri</p>
<p>Savcı 1992<br />
Marziye 1998<br />
Derman Bey 2000<br />
Kumsaldaki İzler 2002<br />
Kırık Ayna 2002<br />
Bütün Çocuklarım 2004<br />
Azap Yolu 2006<br />
Kuzey Rüzgarı 2007<br />
Kardelen 2008<br />
İpsiz Recep 2008</p>
<p>Yönetmen</p>
<p>Ah Gardaşım 1991<br />
Savcı 1992</p>
<p>Ödülleri:<br />
23. Antalya Film Şenliği, 1986, Yılanların Öcü &#8211; En İyi Erkek Oyuncu<br />
5. Adana Altın Koza Film Şenliği, 1973, Utanç &#8211; En İyi Erkek Oyuncu<br />
3. Ankara Film Şenliği, 1990, Med Cezir Manzaraları &#8211; En İyi Erkek Oyuncu</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.odevde.com/kadir-inanir-kimdir-biyografisi.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Edward Said Biyografisi</title>
		<link>http://www.odevde.com/edward-said-biyografisi.php</link>
		<comments>http://www.odevde.com/edward-said-biyografisi.php#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2010 01:16:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Edward Said]]></category>
		<category><![CDATA[Edward Said Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Edward Said kimdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odevde.com/?p=410</guid>
		<description><![CDATA[Edward Said Biyografisi Edward W. Said,1935 yılında Kudüs`te doğdu. 1947`de ailesiyle birlikte göçmen olarak Kahire`ye yerleşti. Liseyi ABD`deki Mount Herman`da bitirdi. Lisansını Princeton Üniversitesi`nde, master ve doktorasını Harvard Üniversitesi`nde tamamledı. Doktora tezi Joseph Conrad üzerineydi. Aramızdan ayrıldığı 2003 yılına kadar Colombia Üniversitesi, Karşılaştırmalı Edebiyat doktora programının başkanlığını yürütüyordu. Filistin meselesinin yerel bir mesele olmaktan çıkıp, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Edward Said Biyografisi</p>
<p>Edward W. Said,1935 yılında Kudüs`te doğdu. 1947`de ailesiyle birlikte göçmen olarak Kahire`ye yerleşti. Liseyi ABD`deki Mount Herman`da bitirdi. Lisansını Princeton Üniversitesi`nde, master ve doktorasını Harvard Üniversitesi`nde tamamledı. Doktora tezi Joseph Conrad üzerineydi. Aramızdan ayrıldığı 2003 yılına kadar Colombia Üniversitesi, Karşılaştırmalı Edebiyat doktora programının başkanlığını yürütüyordu. Filistin meselesinin yerel bir mesele olmaktan çıkıp, bölgesel ve evrensel bir meseleye dönüşmesine herkesten daha çok katkıda bulundu. Tarif ettiği gibi bir entelektüeldi; sürgün, marjinal, yabancı… Siyasal bir tavrı olan, her yazdığı yazıda iktidarla cebelleşen, Batı`nın kendi kimliğini kurarken Doğu`ya olan borçluluğunu ortaya koyan tavizsiz bir entelektüel.<br />
<span id="more-410"></span><br />
Eserlerinden bazıları;<br />
Beginnings: Intention and Method (Basic Books, 1975); Orinetalism (Pantheon, 1978; Türkçesi: Şarkiyatçılık, Metis, 2001); The Question of Palestine (Random House, 1980; Türkçesi: Filistin Sorunu, Pınar, 1985); Covering Islam (Pantheon, 1981; Türkçesi: Haberlerin Ağında İslam; Babil, 2000); The World, the Text, and the Critic (Harvard, UP., 1984); After the Last Sky (Random House, 1986); The Politics of Dispossesion: The Struggle for Palestinian Self-Determination (1964-94) (Pantheon, 1993); Culture and Imperialism (Alfred A. Knopf, 1993; Türçesi: Kültür ve Emperyalizm, Hill, 1998); Representations of the Intellectual (Pantheon, 1994; Türkçesi: Entelektüel, Ayrıntı, 1995); Reflections on Exile and other Essays (Harvard UP., 2001).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.odevde.com/edward-said-biyografisi.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mevlana</title>
		<link>http://www.odevde.com/mevlana.php</link>
		<comments>http://www.odevde.com/mevlana.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2010 03:34:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[levlana kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana biyografisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odevde.com/?p=377</guid>
		<description><![CDATA[Mevlâna (1207-1273) Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinde, Belh şehrinde doğmuştur. Mevlâna&#8217;nın babası Belh şehrinin ileri gelenlerinden olup sağlığında &#8220;Bilginlerin Sultanı&#8221; ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahaeddin Veled&#8217;dir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin&#8217;in kızı Mümine Hatun&#8217;dur. Sultânü&#8217;l-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mevlâna (1207-1273)</p>
<p>Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinde, Belh şehrinde doğmuştur.</p>
<p>Mevlâna&#8217;nın babası Belh şehrinin ileri gelenlerinden olup sağlığında &#8220;Bilginlerin Sultanı&#8221; ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahaeddin Veled&#8217;dir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin&#8217;in kızı Mümine Hatun&#8217;dur.</p>
<p>Sultânü&#8217;l-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh&#8217;ten ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü&#8217;l-Ulemâ 1212 veya 1213 yıllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh&#8217;ten ayrıldı.</p>
<p>Sultânü&#8217;l-Ulemâ&#8217;nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış Mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaşmıştır. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar&#8217;ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.</p>
<p>Sultânü&#8217;l-Ulemâ Nişâbur&#8217;dan Bağdat&#8217;a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâbe&#8217;ye hareket etti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra dönüşte Şam&#8217;a uğradı. Şam&#8217;dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende&#8217;ye (Karaman) geldi. Karaman&#8217;da Subaşı Emir Musa&#8217;nın yaptırdıkları medreseye yerleşti.</p>
<p>1222 yılında Karaman&#8217;a gelen Sultânü&#8217;l-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldı. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala&#8217;nın kızı Gevher Hatun ile Karaman&#8217;da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna&#8217;nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adında iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun&#8217; u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerra Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna&#8217;nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Alim Çelebi adlı iki oğlu ve Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.</p>
<p>Bu yıllarda Anadolu&#8217;nun büyük bir kısmı Selçuklu Devletinin egemenliği altında idi. Konya ise bu devletin başşehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve devletin hükümdarı Alâeddin Keykubad idi. Alâeddin Keykubad, Sultânü&#8217;l-Ulemâ Bahaeddin Veled&#8217;i Karaman&#8217;dan Konya&#8217;ya davet etti ve Konya&#8217;ya yerleşmesini istedi.</p>
<p>Bahaeddin Veled, sultanın davetini kabul etti ve Konya&#8217;ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldi. Sultan Alâeddin onu muhteşem bir törenle karşıladı ve ona ikametgâh olarak Altunapa (İplikçi) Medresesi&#8217;ni tahsis etti.</p>
<p>Sultânü&#8217;l-Ulemâ, 12 Ocak 1231 yılında Konya&#8217;da vefat etti. Mezar yeri olarak Selçuklu Sarayı&#8217;nın Gül Bahçesi seçildi. Günümüzde müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı&#8217;na bugünkü yerine defnedildi.</p>
<p>Sultânü&#8217;l-Ulemâ ölünce talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna&#8217;nın çevresinde toplandılar. Mevlâna&#8217;yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi&#8217;nde vaazlar veriyordu. Medrese kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu.</p>
<p>Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems&#8217;te &#8220;mutlak kemâlin varlığını&#8221; cemalinde de &#8220;Tanrı nurlarını&#8221; görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü. Mevlâna Şems&#8217;in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkubi ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî&#8217;nin yerini doldurmaya çalıştılar.</p>
<p>Yaşamını &#8220;Hamdım, piştim, yandım&#8221; sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 pazar günü Hakk&#8217;ın rahmetine kavuştu. Mevlâna&#8217;nın cenaze namazını vasiyeti üzerine Sadrettin Konevi kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevi çok sevdiği Mevlâna&#8217;yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldı. Bunun üzerine Mevlâna&#8217;nın cenaze namazını Kadı Siraceddin kıldırdı.</p>
<p>Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine, yani Allah&#8217;ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen &#8220;Şeb-i Arûs&#8221; diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.</p>
<p>&#8220;Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız! Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir&#8221;</p>
<p>Hz. Mevlâna</p>
<p>    * Mevlana Müzesi</p>
<p>    * Mevlananın Eserleri</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.odevde.com/mevlana.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Melih Cevdet Anday</title>
		<link>http://www.odevde.com/melih-cevdet-anday.php</link>
		<comments>http://www.odevde.com/melih-cevdet-anday.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2010 03:33:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odevde.com/?p=375</guid>
		<description><![CDATA[Melih Cevdet Anday (1915 &#8211; 2002) Türk şair, romancı ve deneme yazarı. Çağdaş Türk şiirinin önde gelen temsilcilerindendir. İstanbul&#8217;da doğdu. Babası avukattı. 1931&#8242;de Kadıköy Ortaokulu&#8217;nu, 1936&#8242;da Ankara Gazi Lisesi&#8217;ni bitirdi. Önce Ankara Hukuk Fakültesi&#8217;ne, sonra Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi&#8217;ne girdiyse de, devam etmedi. 1938 yılında sosyoloji öğrenimini için Belçika&#8217;ya gitti. Burada kısa bir süre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Melih Cevdet Anday (1915 &#8211; 2002)</p>
<p>Türk şair, romancı ve deneme yazarı. Çağdaş Türk şiirinin önde gelen temsilcilerindendir.</p>
<p>İstanbul&#8217;da doğdu. Babası avukattı. 1931&#8242;de Kadıköy Ortaokulu&#8217;nu, 1936&#8242;da Ankara Gazi Lisesi&#8217;ni bitirdi. Önce Ankara Hukuk Fakültesi&#8217;ne, sonra Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi&#8217;ne girdiyse de, devam etmedi. 1938 yılında sosyoloji öğrenimini için Belçika&#8217;ya gitti. Burada kısa bir süre kaldıktan sonra, II. Dünya Savaşı nedeniyle yurda döndü. 1942&#8242;den başlayarak Ankara&#8217;da Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğü&#8217;nde danışmanlık, Ankara Kitaplığı&#8217;nda memurluk ve gazetecilik yaptı. 1951&#8242;de İstanbul&#8217;da Akşam gazetesinde çalışmaya başladı. Tercüman, Büyük Gazete, Tanin ve Cumhuriyet gazetelerinde fıkra yazarlığı, sanat sayfası yöneticiliği yaptı, denemeler yazdı. 1954&#8242;ten başlayarak İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro bölümünde fonetik-diksiyon öğretmenliği yaptı, buradan 1977 yılında emekli oldu. 1964-1969 yılları arasında TRT Yönetim Kurulu&#8217;nda çalıştı. 1979&#8242;da UNESCO Genel Merkezi kültür müşaviri olarak Paris&#8217;e gitti. Hükümet değişince geri çağrıldı. 1983 yılında Cumhuriyet gazetesinde haftalık denemelerini sürdürmekteydi.<br />
<span id="more-375"></span><br />
Melih Cevdet Anday önce Mikado&#8217;nun Çöpleri adlı oyunuyla 1967-1968 İlhan İskender Armağanı&#8217;nı aldı. Arkasından, Gizli Emir adlı romanıyla TRT 1970 Sanat Ödülleri Roman Armağanı&#8217;nı kazandı. Bunu Tarjel Vesaas&#8217;dan çevirdiği Buz Sarayı romanıyla TDK 1973 Çeviri Ödülü izledi. Teknenin Ölümü adlı şiir kitabıyla 1976 Yeditepe Şiir Aramağanı&#8217;nı, Sözcükler adlı kitabıyla da 1978 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü&#8217;nü, Ölümsüzlük Ardında Gılgamış&#8217;la da 1981 İş Bankası Ödülü&#8217;nü aldı.</p>
<p>Melih Cevdet Anday şiire lise sıralarında başladı. Gazi Lisesi&#8217;nden arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rıfat&#8217;la birlikte ilk şiir denemelerini bu yıllarda yaptı. Daha sonraları &#8220;Garip&#8221; hareketi çevresinde oluşacak beraberliklerinin temeli böylece atılmış oldu. Daha lise öğrencisiyken Sesimiz adlı duvar gazetesinde edebiyata ilgileri iyice belirmişti. Anday&#8217;ın ilk şiiri 1936 yılında Varlık&#8217;ta yayımlanan &#8220;Ukte&#8221; oldu. Aynı dergide bir iki yıl yer alan ve dönemin egemen şiir tutumuna öykünen şiirlerinden sonra, 1938&#8242;den başlayarak ölçü ve uyak kurallarına boyun eğmeyen şiirlerini yayımlamaya başladı. Varlık dergisinde birlikte yaptıkları bir çıkışla, Orhan Veli, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Türk şiirine yeni bir anlayış getirdiler. Kentte yaşayan küçük insanların sorunlarını lirizme, ahenge, sese sırt çeviren bir sadelik içinde ele alıyor, şiire girmez denilen konulara, sözcüklere özellikle ağırlık veriyorlardı. Yaptıkları denemeler edebiyat çevrelerinde büyük ilgiyle karşılandı, tartışmalara yol açtı. 1941&#8242;de çıkardıkları Garip adıl kitapta Orhan Veli&#8217;nin imzasıyla bu yeni anlayışın temel ilkeleri şöyle açıklandı: &#8220;Şiir, bütün özelliği edasında olan bir söz sanatıdır.&#8221; Bu yazıda, ölçü ve uyak sınırlamalarını kırmak, şairanelikten kurtulmak, halkın beğenisini arayıp bulmak, klasik biçimlere başvurmamak, dize düşkünlüğünden kurtulup şiirde bütünlüğe yönelmek gibi ilkeler öneriliyordu. Garip hem büyük bir ilgi ve sevgi yarattı, hem de yergiye, hatta alaylara konu oldu. Ancak Türk şiirinin genel çizgisi içinde, geleceğe uzanacak bir atılım yapılmış, şiiri kuşatan kimi kısıtlamalar sökülüp atılmıştı. Melih Cevdet Anday&#8217;ın bu dönemde, Garipçiler&#8217;in hep birlikte karşı çıktıkları şairaneliğe yatkın yönlerini bütünüyle örtmediği gözlenir. Garip&#8217;ten beş yıl sonra çıkardığı Rahattı Kaçan Ağaç&#8217;ta toplumda gördüğü yoksulluk, haksızlık gibi olgulara ince bir yergiyle karşı çıkarken, bir yandan da uyak kullanarak geleneksel Türk şiiriyle uzak bağlar kurmaktan çekinmez.</p>
<p>Anday, 1947-1949 döneminde yayımladıkları Yaprak dergisindeki şiirlerinden oluşan Telgrafhane adlı kitabında toplumsal sorunlara bağlı konuları işlemeye daha da ağırlık verir. Bu şiirlerde dil alabildiğine yalınlaşmış, büyük kent insanının günlük konuşmalarındaki kimi deyimlerden bol bol yararlanılmıştır. Ölçü, uyak, &#8220;Garip&#8221; şiirinde dışlanan söz sanatları da yeniden şiir kurmakta yararlanılan öğeler arasına girmiştir. Bu dönemin en başarılı şiirlerinden biri olan &#8220;Tohum&#8221;da ölçü ile uyağa büyük önem verilir. Ayrıca, bütün şiir yarı gizli bir simgeyi yüklenir.</p>
<p>1956 yılında yayımlanan Yanyana&#8217;daki şiirlerin bu doğrultuda ilerlediği görülür. Şiire geleneksel biçimler ağırlıkla girmiş, şiir dokusuna uyaklar egemen olmuştur. Alay, ince yergi, lirizm, coşku yan yanadır. Kullanılan sözcüklerde de bir değişme göze çarpar. Önceki dönemin ağaç, deniz, bitki vb. somutluklarının yanı sıra, çağ, dünya, yeryüzü, doğa gibi soyut kavramlar kullanılmaya başlanmıştır. Şair artık belirli düşünceler üzerine araştırma yaparken, biçimin kusursuzluğuna iyiden iyiye özen göstermektedir. Süregiden bu değişim üzerine düşünürken, &#8220;Garip&#8221; anlayışının 1950-1955 döneminde, özellikle şiire yeni başlayanlar arasında olağanüstü yaygın bir etkisi olduğunu, bir zamanların yeniliğinin artık iyice eskitildiğini de gözönünde tutmak gerekir. Gerçekten de dönemin dergi sayfaları bu şiirin kötü kopyalarıyla dolmuş, şiir giderek yalnızca küçük olayların basit bir dille aktarıldığı, bütün gücü az sayıdaki dizelerin içine sıktırılmış küçük bir buluşta olan bir tür haline gelmişti. Bütünüyle birbirine benzeyen bu şiirlerin altında imza olmasa, kimin yazdığını çıkarmak nerdeyse olanaksızdı.</p>
<p>Melih Cevdet Anday, son kitabının üzerinden uzunca bir zaman geçtikten sonra, 1963&#8242;de Kolları Bağlı Odysseus&#8217;u yayımladığında edebiyat çevrelerinde belirgin bir şaşkınlık görüldü. Daha öncenin açık, anlamını kolay ileten, tadına kolay varılan şiirinin yerini, konusunu mitolojiden alan, kapalı, tadına güç varılan bir şiir almıştı. İnsanoğlunun doğa karşısında gelişimini, &#8220;Neredeyiz? Nereden geliyoruz? Bütün müyüz, parça mıyız?&#8221; gibi zamana bağlı olmayan sorularla irdeleyen &#8220;zamansız&#8221; bir şiir.</p>
<p>Kolları Bağlı Odysseus ve ardından gelen Göçebe Denizin Üstünde ile Teknenin Ölümü bir arada düşünüldüğünde, Anday&#8217;ın toplumsal sorunları aktarma ve uyarma gibi daha önce şiirinde yer alan kimi görevleri düzyazıya aktarıp, salt düşünsel bir şiire ulaşmak istediği görülür. Gerçekten de, 1960 sonrasında hem Türkiye genelinde, hem Türk şiir ortamında çok şey değişmiş, daha önceleri şiirin sözcülük etmeye çabaladığı kimi konular başka uzmanlık dalları tarafından gündeme getirilip tartışılmaya başlanmıştır. Anday&#8217;ın kendisi de deneme ve makaleleriyle bu tartışmalara katılabilmekte, görüşlerini bildirebilmektedir. Öte yandan şiirinin bünyesine uymayan konuları, insanlararası durumları 1965&#8242;ten sonra yayımlanmaya başlandığı romanlarında ele alabilmekte, oyunlarında çağdaş insanın yerleşik değerlerle ve düzenle çatışmasını irdeyebilmektedir. Böylelikle şiir artık kimi görüşleri aktarmak ve yaymak yerine; yaşam, doğa, dünya, tarihsellik gibi felsefenin yüzyıllar boyu uğraştığı konularda yoğunlaşmak olanağını yakalamıştır. Felsefeye bile öncülük edebilecek, biçim yönünden kusursuz, anlam yönünden okudukça derinleşen bir şiire ulaşılmıştır.</p>
<p>Anday&#8217;ın şairliği, tüm şiirlerinin derlendiği Sözcükler&#8217;de de görülebileceği gibi durmadan gelişmiş sürekli bir gelişme göstermiştir. Yapıtları Rusça, Fransızca, İngilizce, Bulgarca, Yunanca&#8217;ya, Sırp ve Polonya dillerine çevrilmiş; UNESCO&#8217;nun Courrier dergisi 1971 yılında onu Cervantes, Dante, Tolstoy, Unamuno, Seferis ve Kawabata düzeyinde bir edebiyat adamı olarak gördüğünü açıklamıştır.</p>
<p>YAPITLAR (başlıca): Şiir: Garip, (O.Veli ve O.Rıfat&#8217;la birlikte),1941; Rahatı Kaçan Ağaç, 1946; Telgrafhane, 1952; Yanyana, 1956; Kolları Bağlı Odysseus, 1963; Göçebe Denizin Üstünde, 1970; Teknenin Ölümü, 1975; Sözcükler, 1978; Ölümsüzlük Ardında Gılgamış, 1981. Roman: Aylaklar, 1965; Gizli Emir, 1970; İsa&#8217;nın Güncesi, 1974; Raziye, 1975. Oyun: İçerdekiler, 1965; Mikado&#8217;nun Çöpleri, 1967; Dört Oyun, 1972. Deneme, gezi: Doğu-Batı, 1961; Konuşarak, 1964; Gelişen Komedya, 1965; Sovyet Rusya, Azerbaycan, Özbekistan, Bulgaristan, Macaristan, 1965; Yeni Tanrılar, 1974; Sosyalist Bir Dünya, 1975; Dilimiz Üstüne Konuşmalar, 1975; Maddecilik ve Ülkücülük, 1977; Yasak, 1978; Paris Yazıları, 1982. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.odevde.com/melih-cevdet-anday.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kerim Tekin</title>
		<link>http://www.odevde.com/kerim-tekin.php</link>
		<comments>http://www.odevde.com/kerim-tekin.php#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 11:40:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odevde.com/?p=367</guid>
		<description><![CDATA[18 Nisan 1975te İstanbulda doğan Kerim Tekin, Eskişehir Maden Fakültesine devam etti. Şan dersleri aldı ve profesyonel müzik hayatına barlarda şarkı söyleyerek başladı. İlk albümü olan &#8220;Kara Gözlüm &#8220;de kendi beste veya sözlerine yer vermedi. Sanatçı, erken sayılacak bir yaşta aramızdan ayrılarak sevenlerini üzüntüye boğdu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>18 Nisan 1975te İstanbulda doğan Kerim Tekin, Eskişehir Maden Fakültesine devam etti. Şan dersleri aldı ve profesyonel müzik hayatına barlarda şarkı söyleyerek başladı. İlk albümü olan &#8220;Kara Gözlüm &#8220;de kendi beste veya sözlerine yer vermedi. Sanatçı, erken sayılacak bir yaşta aramızdan ayrılarak sevenlerini üzüntüye boğdu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.odevde.com/kerim-tekin.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aslı Güngör</title>
		<link>http://www.odevde.com/asli-gungor.php</link>
		<comments>http://www.odevde.com/asli-gungor.php#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 11:39:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odevde.com/?p=365</guid>
		<description><![CDATA[Aslı Güngör 27 Eylül 1979, İzmir doğumludur. TRT İzmir Gençlik korosuyla başlayan müzik yolculuğunu, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri bölümündeki öğrencilik yıllarında yaptığı sahne çalışmalarıyla profesyonel anlamda sürdüren Aslı Güngör, diğer yandan yıllardır bestelediği şarkılarından bazıları için stüdyo çalışmalarına başlamıştır. 2007 yılında DMC ile yolları kesişen Aslı Güngör; Enbe Orkestrası nın pop [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslı Güngör 27 Eylül 1979, İzmir doğumludur. TRT İzmir Gençlik korosuyla başlayan müzik yolculuğunu, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri bölümündeki öğrencilik yıllarında yaptığı sahne çalışmalarıyla profesyonel anlamda sürdüren Aslı Güngör, diğer yandan yıllardır bestelediği şarkılarından bazıları için stüdyo çalışmalarına başlamıştır.</p>
<p>2007 yılında DMC ile yolları kesişen Aslı Güngör; Enbe Orkestrası nın pop müzik konseptli albümüne Kalp Kalbe Karşı ve İzmir Bilir Ya isimli şarkılarıyla konuk olarak destek verdi.<br />
Kalp Kalbe Karşı&#8221; 7 hafta boyunca&#8221;Billboard Türkçe Top 20 Listesi&#8221;nin zirvesinde kalarak oldukça kayda değer bir başarı kazanmış oldu.</p>
<p>Şafak Karamanın &#8220;Müzik Dergisi&#8221; programına konuk olduğunda ise : &#8220;Kalp Kalbe Karşı&#8221; ve &#8220;İzmir Bilir Ya&#8221; kendi solo albümümün şarkılarıydı, bu iki şarkı zaten ENBE projesi ortada yokken, kendi albümümün şarkıları olduğu için solo albümümde de yer verdim. Çeşitli teklifler gelmişti ve firmalarla görüşmelerim devam ediyordu. DMC tarafından şarkıyı Ferhat Göçer ile düet olarak söylemem teklif edildiğinde Enbe projesinden bahsedilmemişti, sonradan haberim oldu. Kaliteli isimler albümde yer aldığı için teklifi kabul ettim.&#8221; demiştir.</p>
<p>Ödüller:<br />
Farklı ses rengi, güçlü yorumu ve besteci kimliğiyle dikkatleri üzerine çeken, şarkıları birçok karma albüm ve tv dizisinde yer alan Aslı Güngör, 35. Altın Kelebek Ödüllerinde En iyi çıkış yapan solist ödülünü aldı.</p>
<p>Kalp Kalbe Karşı şarkısı; Radyo Yayıncıları Derneği RAYADın 5. sini düzenlediği 8216;Radyonun Yıldızları Dinleyici Oylaması nda 2008 yılı 8216;Radyonun Şarkı Yıldızı seçildi.</p>
<p>Şarkıları legal yollardan, 1 milyondan fazla indirilen Aslı Güngör; Kalp Kalbe Karşı nın 677.405 satış tirajı ile 2008 yılının dijital satış şampiyonu olarak 8216;MÜYAP Dijital Kullanım Ödülü aldı.</p>
<p>Güngör, Radyo Megada Michael Kuyucunun programına konuk olduğunda ise şarkı hakkında şunları söylemiştir: &#8220;Kalp Kalbe Karşıyı bir gece uyandım ve aniden, hiç düşünmeden yazdım. Kayıt cihazım yoktu yanımda. Bir kelimenin bile kaymaması gerekiyordu. Saatlerce tekrar ettim unutmamak için. Sözleri yazıyorum ama onu müziğe oturtmak farklı bir şey ve benim bir üslubum var, onu kaybetmemem gerekiyordu. Aynı şekilde albüme girdi. Şimdi ise, Kalp Kalbe Karşının Hüseyin Karadayı versiyonuyla &#8220;Buddha Bar&#8221; projesine giriyoruz. Çok güzel bir proje, böylelikle tüm dünyadaki müzikseverlere ulaşma şansımız olacak &#8230;.</p>
<p>Solo Albümü:</p>
<p>Aslı Güngör; 2009 şubat ayında tamamladığı ilk solo albümü ile müzikseverlerle tekrar buluştu. Yorumcu kimliğinin yanı sıra besteci kimliğiyle de ön plana çıkan Aslı Güngör bu albümde, sözü ve müziği kendisine ait olan 7 şarkının yanı sıra; kardeşi Burcu Güngör, Sinan Akçıl, Yiğit Güralp, Cem Ermana ait 4 şarkıya da yer verdi.<br />
Ozan Doğulu, Erhan Bayrak, Sinan Akçıl, Cem Erman, Hüseyin Karadayı gibi ülkemizin ünlü aranjör ve müzisyenleri İle çalışan Aslı Güngör, kariyerinin ilk solo albümüyle ilgili olarak: Bu albüm kendimi ifade etmem için iyi bir başlangıç. Hayatın her rengini yansıtan, dinlemek istediğim müziği yapıyorum diyor.<br />
Aslı Güngör ün solo albümünün ilk klibi Son Öpücük , ikinci klibi Dön Gel Yeter adlı şarkıya çekilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.odevde.com/asli-gungor.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çağatay Şahin Biyografisi</title>
		<link>http://www.odevde.com/cagatay-sahin-biyografisi.php</link>
		<comments>http://www.odevde.com/cagatay-sahin-biyografisi.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 May 2009 08:24:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odevde.com/?p=335</guid>
		<description><![CDATA[Doğum Tarihi / Yeri 30.04.1969 Manisa Eğitim 9 Eylül Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV-Fotoğrafçılık Ana Sanat Dalı Görüntü Yönetmenliği Bölümü G. Başlangıç Yılı 1995 G. Başlangıç Kurumu Kanal D Haber Merkezi Çalıştığı Kurumlar Flash TV, Atv, Kanal D Haber Merkezi, Atv (Arena), Show Haber, Skyturk Aldığı Ödüller 1998 Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Ödülü, 22. Avrasya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum Tarihi / Yeri 30.04.1969 Manisa<br />
Eğitim 9 Eylül Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV-Fotoğrafçılık Ana Sanat Dalı Görüntü Yönetmenliği Bölümü<br />
G. Başlangıç Yılı 1995<br />
G. Başlangıç Kurumu Kanal D Haber Merkezi<br />
Çalıştığı Kurumlar Flash TV, Atv, Kanal D Haber Merkezi, Atv (Arena), Show<br />
Haber, Skyturk</p>
<p>Aldığı Ödüller<br />
1998 Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Ödülü, 22. Avrasya Maratonu Görüntü Dalı Birinciliği</p>
<p>Yayınlanmış Eserler<br />
Özgeçmiş Kanal D Haber içinde hazırladığı “Çağatay Yolda” bölümüyle tanındı.</p>
<p>Flash TVde montajda, atvde kamereman olarak çalıştı. Kanal D Haber Merkezinde Çağatay Yoldayla muhabirlik yaptı. Uğur Dündar`la Arena`da<br />
çalıştı. Arena Programında önce muhabirlik ardından yönetmenlik yaptı.</p>
<p>Şu an SKYTURK`de ÇAĞATAY YOLDA gezi-yaşam programını yapmaktadır. 2007 yılı başında “ÇAĞATAY YOLDA” adlı gezi kitabını çıkararak yazarlığa da adım atmıştır… </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.odevde.com/cagatay-sahin-biyografisi.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sadullah Usumi Biyografisi</title>
		<link>http://www.odevde.com/sadullah-usumi-biyografisi.php</link>
		<comments>http://www.odevde.com/sadullah-usumi-biyografisi.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 May 2009 08:23:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odevde.com/?p=333</guid>
		<description><![CDATA[Çanakkale`de 1927 yılında doğan Sadullah Usumi, mesleğe Biga`da yayınlanan Sabah gazetesinde başladı. Son Saat, Tan, Son Havadis, Tercüman ve Milliyet gazetelerinde çalışan Usumi, Cumhuriyet gazetesinde üreticinin sorunlarını yansıtan,üreticilere çözüm arayan yazılarını sürdürüyordu. Usumi`nin, bu alanda 30`u aşkın ödülü bulunuyor. CHP Milletvekili olarak 1973-1980 yılları arasında TBMM`de görev yapan Sadullah Usumi, Türkiye Gazeteciler Sendikası`nda genel başkanlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale`de 1927 yılında doğan Sadullah Usumi, mesleğe Biga`da yayınlanan Sabah gazetesinde başladı. Son Saat, Tan, Son Havadis, Tercüman ve Milliyet gazetelerinde çalışan Usumi, Cumhuriyet gazetesinde üreticinin sorunlarını yansıtan,üreticilere çözüm arayan yazılarını sürdürüyordu. Usumi`nin, bu alanda 30`u aşkın ödülü bulunuyor. CHP Milletvekili olarak 1973-1980 yılları arasında TBMM`de görev yapan Sadullah Usumi, Türkiye Gazeteciler Sendikası`nda genel başkanlık görevi de üstlenmişti. Evli ve 3 çocuk babası olan Sadullah Usumi, Basın Şeref Kartı sahibiydi.</p>
<p>HAKKINDA YAZILANLAR</p>
<p>Gazeteci Sadullah Usumi vefat etti<br />
Radikal 01.10.2002</p>
<p>Eski Milletvekili ve gazeteci-yazar Sadullah Usumi, vefat etti. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti`nden verilen bilgiye göre, bir süredir Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi`nde tedavi gören Usumi, hayatını kaybetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.odevde.com/sadullah-usumi-biyografisi.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ali Ulvi Kurucu Biyografisi</title>
		<link>http://www.odevde.com/ali-ulvi-kurucu-biyografisi.php</link>
		<comments>http://www.odevde.com/ali-ulvi-kurucu-biyografisi.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 May 2009 08:23:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odevde.com/?p=331</guid>
		<description><![CDATA[HAKKINDA YAZILANLAR Büyük ruhlu, güzel insanlar gönüllerde yaşar Mustafa Doğru Zaman 16 Şubat 2002 Ali Ulvi Kurucu merhum ömrünün son günlerinde kızına şöyle tavsiyede bulunuyordu: Kızım insan sadece şahsî hedef ve gayelerini ön planda tutarak yaşarsa vefatıyla hatıralardan silinir. Cemiyet, millet ve fikirleri uğruna yaşayanlar, ölseler de gönüllerde kalıcıdırlar. Gözler hep onları arar ve özler. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>HAKKINDA YAZILANLAR</p>
<p>Büyük ruhlu, güzel insanlar gönüllerde yaşar<br />
Mustafa Doğru<br />
Zaman 16 Şubat 2002</p>
<p>Ali Ulvi Kurucu merhum ömrünün son günlerinde kızına şöyle tavsiyede bulunuyordu: Kızım insan sadece şahsî hedef ve gayelerini ön planda tutarak yaşarsa vefatıyla hatıralardan silinir. Cemiyet, millet ve fikirleri uğruna yaşayanlar, ölseler de gönüllerde kalıcıdırlar. Gözler hep onları arar ve özler. Kim severek yaşarsa sevilerek ayrılır ve unutulmaz.</p>
<p>Yaklaşık bir yıl önce, 3 Şubat 2002de Medinei Münevverede, Hazreti Peygamberin (sas) yanı başında dünyaya veda eden zamanımızın ilim, irfan ve şiir üstadlarından Ali Ulvî Beyefendi, 80 yılı bulan ömrü boyunca her halini hizmet şuuru ile yaşamış müstesna bir şahsiyettir. Hayatını, kızına verdiği öğüt doğrultusunda geçirdiği için bu ve bundan sonraki nesillerin onu unutması mümkün değil. Vefat etmeden bir yıl önce ziyaret etme şerefine erdiğimiz merhum, son yıllarında boş durmamış her zamanki çalışkanlığı ile Kahire ve Medine merkezli kıymetli hayatının unutulmaz hatıralarını bantlara konuşarak kaydettirmiş ve büyük bir hizmette bulunmuş. Şimdi onun meyveleri birer birer derleniyor, hakkında yazılan kitaplar ölümünün üzerinden bir yıl geçtikten sonra birbiri ardına ilim dünyasıyla kucaklaşıyor.</p>
<p>Marifet Yayınları (0 212 526 22 70) tarafından hazırlanan seri, üstadın Akifvârî üslupla kaleme alınmış şiirlerinin toplandığı Gümüş Tül ve Alevler, nesirlerinin toplandığı Gecelerin Gündüzü, hatıralarının toplandığı Bir Ömürden Sayfalar, Medine Notları, Şeyh İbrahim B. İdrîs esSünûsîden tercüme ettiği Asırlar Boyunca Parlayan Nur, Ebul Hasen enNedevîden tercüme ettiği Muhammed İkbal ile kendisi hakkında basında çıkan yazıların bir araya getirildiği Ali Ulvi Kurucunun Ardından isimli kitaplardan oluşuyor. Bir Ömürden Sayfalar adı altında kızı Sâre hanım tarafından kaleme alınan hatıraları bir dönem İslam âleminin önemli şahsiyetlerinin resmi geçidi gibi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.odevde.com/ali-ulvi-kurucu-biyografisi.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

