<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Odevde Odev Odevler Odevi Odevleri BedavaOdev OdevBul OdevYukle Odevindir &#187; Kimya</title>
	<atom:link href="http://www.odevde.com/odev/kimya/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.odevde.com</link>
	<description>Turkiyenin Odev ve Bilgi Portali</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Jan 2012 13:00:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Nükleer Enerji Nedir</title>
		<link>http://www.odevde.com/nukleer-enerji-nedir.php</link>
		<comments>http://www.odevde.com/nukleer-enerji-nedir.php#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 14:21:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kimya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odevde.com/?p=679</guid>
		<description><![CDATA[Atom Çekirdeklerinin fisyonu yada kaynaşması sırasında açığa çıkan enerjiye nükleer enerji denir. Einstein, belli miktarda bir madde ile belli miktarda enerji arasında eşdeğerlik bulunduğunu göstermiştir. Daha açık bir deyişle m kütleli bir madde yok olursa e=mc2 büyüklüğünde bir enerji açığa çıkar. Bu formüldeki c ışık hızı, çok büyük bir sayıdır, dolayısıyla da çok küçük bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atom Çekirdeklerinin fisyonu yada kaynaşması sırasında açığa çıkan enerjiye nükleer enerji denir. Einstein, belli miktarda bir madde ile belli miktarda enerji arasında eşdeğerlik bulunduğunu göstermiştir. Daha açık bir deyişle m kütleli bir madde yok olursa e=mc2 büyüklüğünde bir enerji açığa çıkar. Bu formüldeki c ışık hızı, çok büyük bir sayıdır, dolayısıyla da çok küçük bir madde kütlesinin yok olması, çok büyük bir miktarda enerjinin açığa çıkmasına yol açar.<br />
Uranyum ya da plütonyum gibi bazı atomların çekirdekleri, nötron bombardımanına tutulduklarında patlamakta ve bu çekirdeklerden çok daha küçük kütleli, sayılamayacak kadar çok tanecik vererek parçalanmaktadır. Patlama öncesi ve sonrasındaki taneciklerin kütleleri arasındaki fark, atom çekirdeklerinin parçalanması sırasında yiten yeni enerjiye dönüşen madde miktarıdır. Bu olaya fisyon (zincirleme tepkime) denir. Eğer bu olay çok sayıda çekirdekte aynı anda doğarsa, bir bomba elde edilir. Bu enerjiyi kullanılabilir duruma getirmek için, nükleer reaktörlerde tepkime yavaşlatılır. Böylece elde edilen büyük enerjiyle bir sıvı ısıtılarak, elektrik enerjisi üretiminde kullanılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.odevde.com/nukleer-enerji-nedir.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Etil alkol ile laktik asit arasındaki farklar nelerdir</title>
		<link>http://www.odevde.com/etil-alkol-ile-laktik-asit-arasindaki-farklar-nelerdir.php</link>
		<comments>http://www.odevde.com/etil-alkol-ile-laktik-asit-arasindaki-farklar-nelerdir.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Dec 2010 17:07:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[etil alkol etil alkol fermantasyonu etil fermantasyonu fermantasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[etil alkol laktik asit]]></category>
		<category><![CDATA[etil alkol ve laktik asit farkı]]></category>
		<category><![CDATA[fermantasyon nerede gerceklesir]]></category>
		<category><![CDATA[fermantasyon sorulari]]></category>
		<category><![CDATA[glikoz nerede gerceklesir]]></category>
		<category><![CDATA[Laktik asit fermantasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[laktik asit fermantasyonu nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Laktik asit fermantasyonu vikipedi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odevde.com/?p=561</guid>
		<description><![CDATA[Etil alkol ile laktik asit arasındaki farklar nelerdir? Etil alkol ile laktik asit arasındaki en önemli fark ;ikiside oksijensiz solunumun ürünleridir fakat farklı fermantasyonlar sonucu farklı canlılar tarafından sentezlenirler Glikoz fermantasyonu sırasında pirüvat çeşitli bileşiklere dönüşür: Alkol Fermantasyonu, pirüvatın alkol ve karbon dioksite dönüşümüdür. Laktik asit Fermantasyonu, iki tipli olabilir: * homolaktik fermantasyon, pirüvattan laktik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Etil alkol ile laktik asit arasındaki farklar nelerdir?<br />
<a href="http://www.odevde.com/wp-content/uploads/etil-alkol.jpg"><img src="http://www.odevde.com/wp-content/uploads/etil-alkol-300x225.jpg" alt="" title="etil-alkol" width="300" height="225" class="alignnone size-medium wp-image-562" /></a><br />
Etil alkol ile laktik asit arasındaki en önemli fark ;ikiside oksijensiz solunumun ürünleridir fakat farklı fermantasyonlar sonucu farklı canlılar tarafından sentezlenirler<br />
Glikoz fermantasyonu sırasında pirüvat çeşitli bileşiklere dönüşür:<br />
Alkol Fermantasyonu, pirüvatın alkol ve karbon dioksite dönüşümüdür.<br />
Laktik asit Fermantasyonu, iki tipli olabilir:</p>
<p>    * homolaktik fermantasyon, pirüvattan laktik asit üretimidir; Bakteriler arasında Streptokoklarda (örneğin Streptococcus lactis) ve laktobasillerde (örneğin Lactobacillus casei, L. pentosus) görülür. Kaslar da yeterince oksijen almadıkları zaman laktik asit üreterek kısa süreli olarak enerji üretimini sürdürürler. Glikoz başına 2 ATP üretilir.<br />
    * heterolaktik fermantasyon (veya heterofermantasyon) ise laktik asit ile diğer asit ve alkollerin üretimidir.<br />
<span id="more-561"></span><br />
Laktik asit fermantasyonunun nihai ürünü laktik asittir. Glikoz fermantasyonu ile yalnızca laktik asit üreten organizmalara homofermantatif denir. Glikozu birden çok nihai ürüne (asetik asit, etanol, formik asit, karbon dioksit gibi) fermante eden organizmalar ise heterofermantatif denir.</strong></p>
<p>Laktik asit fermantasyonu</p>
<p>Laktik asit fermantasyonu, oksijen yokluğunda bazı bakteri ve hayvan hücrelerinde görülen bir fermantasyon biçimidir.<br />
Normalde, glikoz glikoliz yoluyla parçalanır, iki molekül ATP, iki molekül NADH ve iki molekül pirüvat elde edilir. Ancak, NADH moleküllerinde bulunan hidrojen atomunun başka bir moleküle aktarılarak NAD+’nın tekrar oluşturulması gerekir ki yeni glikoz molekülleri parçalanmaya devam edebilsin.<br />
Ortamda yeterli oksijen olduğu zaman NADH molekülünde bulunan hidrojen bir takım ara moleküller aracılığıyla sonunda oksijene aktarılır ve glikolizin ilk aşamalarında ortaya çıkan bir hidrojen iyonu da kullanılarak bir molekül su meydana gelir. Bu süreç sırasında hücreye enerji sağlayan ek ATP molekülleri açığa çıkar.<br />
Ortamda oksijen bulunmadığı zaman pirüvatın laktik aside dönüşmesi NADH’den tekrar NAD+ elde edilmesini sağlar. Laktat daha fazla parçalanamasa dahi NAD+ yenilendiği için yeni glikoz moleküllerinin parçalanmasında kullanılabilir, az miktarda ATP üretimi sağlanır. Laktat hücreden dışarı difüzyonla çıkar. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.odevde.com/etil-alkol-ile-laktik-asit-arasindaki-farklar-nelerdir.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Periyodik Cetvel</title>
		<link>http://www.odevde.com/periyodik-cetvel.php</link>
		<comments>http://www.odevde.com/periyodik-cetvel.php#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Apr 2010 22:17:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[atom kütleleri]]></category>
		<category><![CDATA[elementler]]></category>
		<category><![CDATA[kimyacı]]></category>
		<category><![CDATA[periyodik cetvel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odevde.com/?p=438</guid>
		<description><![CDATA[Bir çok elementi ayrı ayrı incelemek zor bir iştir. Elementlerin incelenmelerini kolaşlaştırmak ve özelliklerini daha kolay hatırlaya bilmek amacıyla, elementleri bir sınıflamaya tabi tutmayı çok eskiden beri kimyacılar düşünmüşlerdir. Hatta bu sınıflandırmada elementlerin özellikleri, belirli bir düzen içinde değişirse, kimyacıların işi epeyce kolaylaşmış olacaktı. Geçen yüz yılın ortalarında, şimdi bilinen ele-mentlerin yarısından biraz fazlası biliniyordu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir çok elementi ayrı ayrı incelemek zor bir iştir. Elementlerin incelenmelerini kolaşlaştırmak ve özelliklerini daha kolay hatırlaya bilmek amacıyla, elementleri bir sınıflamaya tabi tutmayı çok eskiden beri kimyacılar düşünmüşlerdir. Hatta bu sınıflandırmada elementlerin özellikleri, belirli bir düzen içinde değişirse, kimyacıların işi epeyce kolaylaşmış olacaktı. Geçen yüz yılın ortalarında, şimdi bilinen ele-mentlerin yarısından biraz fazlası biliniyordu. Bilinen elementleri, ö-zelliklerine göre bir sınıflandırma yapmak için, o zamanda kimyacılar, değişik fikirler ileri sürmüşlerdir.</p>
<p>On dokuzuncu yüzyılın başında, Dalton’un ileri sürdüğü atom teorisi ve onu hemen takip eden Avogadro hipotezi, modern kimya a-lanını açmış; Berzelius’un (Berzelyus) atom kütlelerini tayini ile, atom kütleleri ile elementlerin özelliklerini karşılaştırma imkanı ortaya çık-mıştır.</p>
<p>Elementlerin atom kütleleri ile özellikleri arasındaki ilişkiyi ilk sezen Alman kimyacı J.W.Döbereiner (Döbrayner) olmuştur. Döbere-iner, 1828 yılında, bazı elementlerin kimyasal özellikleri arasında (CL,BR,I)-(Ca,Bo,Sr)-(S,Se,Te gibi) yakın benzerlikler bulunduğunu görmüş ve bu elementleri “triyotlar” (üçlüler) olarak gruplandırmıştır.<br />
<span id="more-438"></span><br />
Bu görüş, zamanın kimyacılarını, bütün elementleri içine alan, tam bir sıralama sisteminin var olabileceği düşüncesine götürmüştür.</p>
<p>İngiliz kimyacı J.A.R. Newlands (Nivlands) 1864’de, o zaman bilinen elementleri atom kütlelerine göre artan bir şekilde sıralamakla, her 7 elementten sonra gelen 8. elementin özelliğnin, bu 8 elementin başlangıç elementinin özelliğine benzediğini görmüştür. Bu şekilde, bir elementten 7 sonra gelen elementin yani 8. elementin aynı özelliğe sahip olmasını müzikteki 8 notaya verilen isme benzeterek, oktav diye adlandırmıştır. Fakat Newlands bu görüşünde pek ileri gidememiş ve kalsiyumdan sonra gelen elementlerin bağlantısını anlayamamıştır.</p>
<p>Bugünkü anlama yakın periyodik sistem, 1869 yılında Rus kim-yacısı Dimitri Mendeleev ( Dimitri Mendelyev) tarafından yapılmıştır. 1870 yılında Alman bilgini Lother Meyer (Lotar Meyır)de Mende-leev’den habersiz olarak, bir periyodik cetvel yapmıştır. Bu iki cetvel hemen hemen birbirinin aynıdır. Meyer; elementleri, cetvelinde fizik-sel özelliklerine (atom hacimlerine) göre sıralamış, Mendeleev ise, e-lementlerin elementleri fiziksel özelliklerini ele alacak yerde, değerli-liklerini, yani kimyasal özelliklerini dikkate almıştır. Mendeleev, o za-man bilinen ve atom kütlelerini bulunmuş elementleri, atom kütleleri-nin artısına göre sıralamakta, elementlerin değerliliklerinin ve öteki ö-zelliklerinin, gitgide değişirken, belirli sayıda elementten sonra tek-rarladığına, yani bu özelliklerin periyodik (devri) olduğunu görmüştür.</p>
<p>Mendeleev, atom kütleleri sırasına göre kurduğu gruplarla, özel-lik bakımından benzeyen element yoksa, yerini boş bırakmıştır. Bunun sonucu olarak Mendeleev’in periyodik cetveline bazı boşluklar mey-dana gelmiştir. Mendeleev, bu boşlukları açıklamasını bilmiş, o gün için bilinmeyen ve periyodik cetvelde 32 numaralı yeri olması gereken elementin özelliklerinin ne olacağını tahmin etmiştir. Ayrıca, Mende-leev’in sisteminde boş kalan yerlerde bilinmeyen elementlerin bulun-ması gerektiği fikri yeni elementlerin keşfine yol açmıştır.</p>
<p>Mendeleev’i dahiyane görüşü ile, bu sistemin doğanın genel bir kanununa uyulduğunu sezmiş ve sistemini genelleştirmekten çekinme-yerek o gün için 63 element bilinmesine ve sisteminde pek çok boş yer kalmış olmasına rağmen, periyodik cetvelini geliştirmiştir.</p>
<p>Periyodik cetvelin yapılmış olması elementleri inceleme kolaylığı sağladığı gibi bilinmeyen elementlerin özelliklerinden yola çıkarak keşfini sağlamıştır.</p>
<p>Bu gün periyodik cetvelde elementler, atom kütlelerine göre de-ğil, atom numaralarına göre dizilir. Böylece Mendeleev’in sisteminin aksaklığı ortadan kalkar. Çünkü kimyasal özellikleri atom kütlelerinin periyodik bir fonksiyonu değil, artan atom numaralarının periyodik bir fonksiyonudur. Elementler artan atom numaralarına göre periyodik cetvelde dizildiğinde, elementlerin bazı özellikleri periyodik olarak tekrarlanır. Bunun nedeni, elementlerin elektron dizilişleriyle ilgilidir.</p>
<p>Elementler, özellikleri birbirine benzeyen alt alta gelecek şekilde, artan atom numaralarına göre sıralandığında bir cetvel oluştu-rur. Oluşan bu cetvele periyodik cetvel denir.</p>
<p>Periyodik cetvel elementlerin elektron dizilişine bağlı ola-rak dört bloktan (s, p, d, f) meydana gelir. Bloklardaki elementlerin değerlilik elektronları bulunduğu blokun adıyla aynı orbital dedir.<br />
Ör: Na&#8212;&#8212;- 1s 2s 2p 3s :s blokunda<br />
P&#8212;&#8212;&#8211; 1s 2s 2p 3s 3p blokunda<br />
Tablo IV.1<br />
ORBİTAL: Bir atomun elektronlarının bulunma olasılığı-nın yüksek olduğu uzay bölgesidir.<br />
Değerlik elektronları: Bir elementin en dış elektron kabu-ğunda bulunan elektronlara denir.<br />
Şekil 6.14</p>
<p>Periyodik cetvelde yatay sütunlara periyot, düşey sütunlara grup denir.<br />
Periyodik cetvel 7 periyot ile 8A, 8B olmak üzere 16 gruptan (18 düşey sütundan) oluşur. Yeni sistemde gruplar A ve B diye ayrılmaz. Birden onaltıya kadar sırayla 1,2,3&#8230;..16. grup diye adlandırılır.</p>
<p>1. periyotta 2 element bulunur. (H, Ne)<br />
2. periyotta 8 element bulunur. (Li, Be, B, C, N, O, F, Ne)<br />
3. periyotta 8 element bulunur. ( Na, Mg, Nı, Si, P, S, Cl, Ar)<br />
4. periyotta 18 element bulunur. (K, Ca,&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;., Kr)<br />
5. periyotta 18 element bulunur. (Rb, Sr, &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.., Ye)<br />
6. periyotta 32 element bulunur. (Cr, Ba, &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.., Ra)<br />
periyotta 32(yir4. ve 5. periyotlarda periyodun 10 element uzamasına d orbitalin dolması (d ) neden olur. 6. ve 7. periyotlarda ise sıranın 14 element u-zamasına f orbitalinin dolması (f ) neden olur. F orbitallerine elektron dolan 14 elementten 6. sıradaki lantanitler (57-71 atom numara (1)) (noder toprak metalleri) ve 7. sıradaki aktinitler, (89-103) cetvelin da-ha fazla yana uzamamasından alt sırada f bloğuna alınmıştır.</p>
<p>Periyodik cetvelin s bloğunda IA ve IIA, p bloğunda IIIA, IV A, VA, VIA, VIIA ve VIIIA grupları, d bloğunda ise IIIB, IVB, VB, VIB, VIIB, VIIIB, IB ve IIB grupları yer alır.</p>
<p>Elementler artan atom numaralarına göre periyodik cetvele yer-leştirildiğinde, cetvelin sol tarafından metallerin sağ tarafında ametal-lerin yer aldığı görülür.Her periyot bir alkali metal ile başlar bir soy-gaz ile biter.</p>
<p>Guruplar ve özellikleri:<br />
A Grubu Elementleri; A grubu elementlerinin değerlik elektron-ları s ve p orbitallerinde bulunur. Elektron dizilişi, s orbitali ile sonuç-lanan elementler s, p ile sonuçlananlar p, d ise sonuçlananlar d, f ile sonuçlananlar ise f bloğunda yer alır.</p>
<p>Periyodik cetvelin IA grubunda (H, Li, Na, K, Rb, Cs, Fr) ele-mentleri bulunur. Hidrojen IA grubunda bulunmakla beraber bir ame-taldir. Hidrojen dışındaki bu grup ametallerinin hidrooksitleri kuvetli baz özelliği gösterdiğinden, IA grubu elementler bazik anlamına ge-len alkali metaller adıyla anılır. Alkali metaller, en dış orbitalleri olan küresel s değerlik orbitallerinde bir değerlik elektronu taşır. Bu ele-mentlerin elektron dizilişlerinin benzerliği bir çok özelliklerinde ben-zerliğe yol açar IA grubu elementleri dış orbitallerdeki bir tek değerlik elektronu kolaylıkla vererek +1 yüklü iyon haline geçer. Metalik par-laklık gösterir, bıçakla kesilebilecek kadar yumuşaktırlar. Elektrik ve ısıyı iletir.</p>
<p>Periyodik cetvelin IIA grubunda (Be, Mg, Ca, Sr, Ba, Ra) ele-mentleri bulunur. Bunlar toprak alkali metaller olarak anılır. Bu grup elementleri atomların s değerlik orbitalinde 2 elektron bulunur. Bu e-lektronlar, IA grubu elementlerinin tek elektronu kadar olmasa da ge-ne kolaylıkla ortamdan kopar. Bu nedenle IIA grubu elementleri +2 değerlikli iyon halinde bileşik oluşturur. Bu grupta yer alan elementler IA grubu elementlerinden daha az aktif, daha yoğun ve dahaserttir.</p>
<p>Periyodik cetcelin IIA grubunda hepsi ametal olan flüor (f), klor(Cl), brom (Br), iyot (ı) ve astaton (At) elementleri bulunur. Bun-lara tuz üreten anlamına gelen halojen adı verilir. Oda sıcaklığında F ve Cl gaz, Br sıvı, I-ise katı halde bulunur. Halojen atomlarının s ve p değeğerlik orbitallerinde yedi tane değerlik elektronu vardır. Halo-jenler kararlı hale gelmek için genellikle dışarıdan bir elektron alarak<br />
-1 değerlikli iyonlar halinde bileşik oluşturur. Bu halojenler bir kısım bileşiklerinde +1, +3, +4, +5, +6, +7 değerlikli olabilir. Halojenler ol-dukça aktiftir.</p>
<p>B Grubu elementleri :<br />
Değerlik elemanları son olarak d orbitalinin doldurduğu elementlerin yer aldığı gruplardır. III B ile başlayıp II B ile sonlanan gruplarda yer alan elementlere geçiş elementleri ya da geçiş metalleri denir. Geçiş elementleri kimyasal tepkimelerinde d orbitalinden önce s orbitalinden elektron verir. Bu elementler genellikle birleşiklerinde çok farklı de-ğerlikli iyon halinde bulunur. B grubu elementlerinin tamamı metaldir. 30 elementtir.</p>
<p>Elektron dizilişleri f orbitali ile sonlanan elementlere iç geçiş e-lementleri denir. Bu elementler periyodik cetvelin altında f bloğunda bulunur. Hepsi metaldir. Lantanitlerde Pm elementi dışındakiler rad-yoaktif değildir. Aktiniflerin ise tamamı radyoaktiftir.</p>
<p>Grupların incelenmesinde dikkat çekici yön, aynı grupta yer alan elementlerin son orbital türü ile bu orbitallerde yer alan elektron sayı-sındaki aynılıktır. Bu aynılık, aynı grupta yer alan elementlerin kimya-sal özelliklerin benzerliğe neden olur.</p>
<p>VIII A veya 0 (sıfır) grubu elementleri ( He, Ne, Ar, Xe, Rn ) soy gazlar olarak bilinir. Değerlik elektronları değerlik orbitallerini tamamen doldurmuştur. Çok zor şartlarda çok az bileşik yaparlar. Bu nedenle bileşik yapamaz olarak bilinirler. Doğada tek atomlu olarak bulunurlar, renksizdirler.<br />
Periyodik özellikler :<br />
Periyodik cetvelde elementlerin atom numaralarına bağlı olarak yerleri değiştikçe atom çapları ve elektron dizilişleri farklılık gösterir. Bu durum elementlerin özelliklerinde de periyodik değişmelere neden olur. Özelliklerdeki değişmeler periyot ve gruplara göre şöyle özetle-nebilir.</p>
<p>A) Periyotlarda soldan sağa gidildikçe;<br />
1- Atom numarası büyür, değerlik elektron sayısı büyür<br />
2- Atom kitlesi büyür<br />
3- Atom çapı küçülür<br />
4-Orbital sayısı değişmez<br />
5- İyonlaşma enerjisi artar ( Bu artışta küresel simetrik durumlar istisna oluşturur )<br />
6- Elektron ilgisi ve elektronegatiflik artar<br />
7- Metalik özellikler ( elektrik, ısı iletkenliği vb. ) azalır, amet-tallik özellikler artar.<br />
8- Metallerin erime-kaynama noktaları yükselir, sertlikleri artar hidroksitlerinin bazlık kuveti azalır. Amettallerin erime ve kaynama noktaları düşer, asitlerinin asitlik güçleri artar.<br />
9- Metallerin kimyasal tepkime ilgileri ( aktiflikleri ) azalırken, ametallerin kimyasal tepkime ilgileri artar.</p>
<p>İyonlaşma enerjisi :<br />
Gaz halindeki nötr bir atomun en yüksek enerji düzeyindeki orbitallerinde bir elektron koparmak ( sonsuz uzaklığa götürmek ) için verilmesi gereken enerji miktarına denir. İyonlaşma olayı dışarıdan ısı alan ( endotermik ) bir olaydır.</p>
<p>Elektron ilgisi :<br />
Gaz halindeki nötr bir atomun bir elektron almasıyla açığa çıkan enerjiye denir. Ekzotermik bir olaydır.</p>
<p>Elektronegatiflik :<br />
Bir atomun bir kimyasal bağda ( molekül içinde ) elektronları çekme yeteneğidir.</p>
<p>B) Gruplarda yukarıdan aşağı inildikçe;<br />
1- Atom numarası artar<br />
2- Atom kütlesi artar<br />
3- Atom çapı artar<br />
4- Orbital sayısı artar<br />
5- Değerlik elektron sayısı değişmez<br />
6- İyonlaşma enerjisi küçülür<br />
7- Elektron ilgisi ve elektronegatiflik azalır<br />
8- Metallerin erime ve kaynama noktası düşer. Ametallerin erime ve kaynama noktası yükselir<br />
9- Metallerin metalik özellikleri artar, ametallerin ametalik özellikleri azalır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.odevde.com/periyodik-cetvel.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tuzlar</title>
		<link>http://www.odevde.com/tuzlar.php</link>
		<comments>http://www.odevde.com/tuzlar.php#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Dec 2007 20:53:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<category><![CDATA[Tuzlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odevde.com/tuzlar.php</guid>
		<description><![CDATA[Tuzlar Asitler ve bazlar tepkimeye girdiğinde tuz ve su oluşur. Bu olaya nötrleşme HNO3 + KOH &#8212;&#8212;-&#62; KNO3 + H2O Nitrik Potasyum Potasyum Su asit hidroksit nitrat Sofralarımızda kullandığımız NaCl (sodyum klorür) tuzu, tuz çeşitlerinden sadece biridir. NaOH ile HCl’nin tepkime denklemi şöyledir: NaOH + HCl &#8212;&#8212;-&#62; NaCl + H2O Sodyum Hidroklorik Sodyum Su hidroksit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tuzlar<br />
Asitler ve bazlar tepkimeye girdiğinde tuz ve su oluşur. Bu olaya nötrleşme<br />
HNO3 + KOH &#8212;&#8212;-&gt; KNO3 + H2O<br />
Nitrik Potasyum Potasyum Su<br />
asit hidroksit nitrat</p>
<p>Sofralarımızda kullandığımız NaCl (sodyum klorür) tuzu, tuz çeşitlerinden sadece biridir. NaOH ile HCl’nin tepkime denklemi şöyledir:<br />
NaOH + HCl &#8212;&#8212;-&gt; NaCl + H2O<br />
Sodyum Hidroklorik Sodyum Su<br />
hidroksit asit klorür</p>
<p>tepkimesi denir.<br />
Bu olayda asit ve baz bir birinin etkilerini yok ettiği için, asit ve baz etkileşmesine nötrleşme tepkimesi adı verilir.<br />
Tuz çözeltileri, asit ve baz çözeltileri gibi elektrik akımını iletir. Çünkü tuzlar su içinde iyonlarına ayrışır. Su içinde serbest hâlde gezebilen iyonlar elektrik akımını iletir. Örneğin yemek tuzunun (NaCl) suda iyonlarına ayrışması şu şekildedir:<br />
NaCl (katı)&#8212;&#8212;-&gt; Na+ (suda) + Cl– (suda)</p>
<p>Çözelti içindeki tuz miktarı arttıkça elektrik iletkenliği artar. Tuz iyonları katı hâlde bir birine sıkı sıkı bağlı olduğu için, katı tuz taneleri elektrik akımını iletmez.</p>
<p>Midede artan asit miktarını nötrleştirip rahatlatmak için içinde baz bulunan ilaçlar alınır.<br />
Bal arısı, iğnesini deriye batırdığı zaman asitli madde salgılar, deride yanma hissi verir. Buraya baz özelliği taşıyan amonyak ya da kabartma tozu sürülerek yanma hissi giderilmeye çalışılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.odevde.com/tuzlar.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atom ve Yapisi</title>
		<link>http://www.odevde.com/atom-ve-yapisi.php</link>
		<comments>http://www.odevde.com/atom-ve-yapisi.php#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Dec 2007 20:00:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[ametaller]]></category>
		<category><![CDATA[Atom]]></category>
		<category><![CDATA[atomlar]]></category>
		<category><![CDATA[atomun yapisi]]></category>
		<category><![CDATA[yarimetaller]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odevde.com/atom-ve-yapisi.php</guid>
		<description><![CDATA[ATOM ve YAPISI Maddelerin gözle görülmeyen (bölünmeyen) en parçasına atom denir. Atom kendinden başka hiçbir fiziksel ya da kimyasal metotlarla kendinden farklı atomlara dönüşemezler. Atomda (+) yüklü protonalar,(-) yüklü elektronlar ve yüksüz nötronlar bulunur. Atom çekirdek ve elektron olmak üzere iki temel parçacıktan oluşur. Çekirdek:Atomun merkezini oluşturur. Hacim olarak çok küçük(1/10000) olmasına karşın tüm ağırlığın(1/1840) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ATOM ve YAPISI<br />
Maddelerin gözle görülmeyen (bölünmeyen) en parçasına atom denir. Atom kendinden başka hiçbir fiziksel ya da kimyasal metotlarla kendinden farklı atomlara dönüşemezler. Atomda (+) yüklü protonalar,(-) yüklü elektronlar ve yüksüz nötronlar bulunur. Atom çekirdek ve elektron olmak üzere iki temel parçacıktan oluşur.<br />
Çekirdek:Atomun merkezini oluşturur. Hacim olarak çok küçük(1/10000) olmasına karşın tüm ağırlığın(1/1840) toplandığı kısımdır.<br />
Protonlar:Bir element için proton sayısı sabittir. Elementin tümünü ve tüm özellikleri belirleyen protondur.Proton sayısı değiştiğinde elementin türü ve tüm özelliği değişir.”p” harfiyle gösterilir.<br />
Elektron:”e” harfiyle gösterilir. Çekirdek çevresinde ,belirli yörüngelerde bulunurlar. Elektronlar bağımsız yörüngelerde bulunamazlar.<br />
İYON<br />
Pozitif(+) ya da negatif(-) elektrik yüküyle yüklenmiş atom veya atom gruplarına iyon denir. İki tür iyon vardır;<br />
Pozitif iyon: Nötr atomdan elektron uzaklaştırılması sonucu oluşmuştur<br />
Negatif iyon:Nötr atoma elektron ilavesi sonucu oluşur.<br />
İZOTOP ATOM<br />
Proton sayıları aynı ,nötron sayıları farklı atomlara izotop atomlar denir. İzotop atomların kimyasal özellikleri aynı,fiziksel özellikleri farklıdır.<br />
Yanda gördüğümüz gibi iki atom var, ve bunların nötron sayıları(22,18) farklı ama proton sayıları(20,20) aynıdır. Bu nedenle yandaki iki atom izotop atomlardır.<br />
ELEMENTLERİN SINIFLANDIRILMASI<br />
Elementler kendilerinden başka daha saf maddelere ayrışamazlar. Kısaca içerisinde bir cins atombulunduran maddelere element denir. Doğada 115 tane element bulunur. Bu elementleri üç grupta inceleriz. Bunlar metaller,ametaller ve yarımetaller(soygazlar)dır. Şimdi bunları tanıyalım;<br />
1)-Metaller:Elementlerin çoğunluğu metal şeklinde bulunurlar. Sanayi ve teknolojinin ham maddesidir. Isı ve elektriği ileten ve dövülerek işlenebilen (biçimlendirilen) ,genellikle katı halde bulunan parlak cisimlere metal denir. Altın,gümüş,demir vb. Metallerin özellikleri şunlardır;<br />
_Doğal ortam şartlarında ,cıva hariç hepsi katıdır.<br />
_Tel ve levha haline gelirler<br />
_Elektriği ve ısıyı iletirler.<br />
_Parlak renklidirler<br />
_Asitlerle reaksiyon verirler.<br />
_Birbirleriyle bileşik değil, alaşım yaparlar.<br />
_Belirli şekil ve biçim alırlar.<br />
_Canlıların yapısında az bulunurlar.<br />
_Pozitif değerlidirler.<br />
2)-Ametaller:Isı ve elektriği iletmeyen,dövülerek işlenemeyen katı, sıvı ve gaz halinde bulunan maddelerdir. Azot, oksijen,klor,karbon vb. Ametaller doğada 20 tanedir. Ametallerin özellikleri şunlardır:<br />
_Doğal ortam şartlarında gaz halinde bulunurlar.<br />
_Genellikle mat renklidirler.<br />
_Grafit hariç ısı ve elektriği iletmez.<br />
_Canlıların yapısında bol bulunurlar.<br />
3)-Yarımetaller(soygazlar):Bazı özellikleriyle metallere ,bazı özellikleriyle de ametallere benzerler. Bu elementlere geçiş elementleri de denir. Arsenik, antimont ,germanyum ,silisyum, polonyum ,tellür vb.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.odevde.com/atom-ve-yapisi.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

