Atom ve Yapisi

Etiketler:, , , ,

ATOM ve YAPISI
Maddelerin gözle görülmeyen (bölünmeyen) en parçasına atom denir. Atom kendinden başka hiçbir fiziksel ya da kimyasal metotlarla kendinden farklı atomlara dönüşemezler. Atomda (+) yüklü protonalar,(-) yüklü elektronlar ve yüksüz nötronlar bulunur. Atom çekirdek ve elektron olmak üzere iki temel parçacıktan oluşur.
Çekirdek:Atomun merkezini oluşturur. Hacim olarak çok küçük(1/10000) olmasına karşın tüm ağırlığın(1/1840) toplandığı kısımdır.
Protonlar:Bir element için proton sayısı sabittir. Elementin tümünü ve tüm özellikleri belirleyen protondur.Proton sayısı değiştiğinde elementin türü ve tüm özelliği değişir.”p” harfiyle gösterilir.
Elektron:”e” harfiyle gösterilir. Çekirdek çevresinde ,belirli yörüngelerde bulunurlar. Elektronlar bağımsız yörüngelerde bulunamazlar.
İYON
Pozitif(+) ya da negatif(-) elektrik yüküyle yüklenmiş atom veya atom gruplarına iyon denir. İki tür iyon vardır;
Pozitif iyon: Nötr atomdan elektron uzaklaştırılması sonucu oluşmuştur
Negatif iyon:Nötr atoma elektron ilavesi sonucu oluşur.
İZOTOP ATOM
Proton sayıları aynı ,nötron sayıları farklı atomlara izotop atomlar denir. İzotop atomların kimyasal özellikleri aynı,fiziksel özellikleri farklıdır.
Yanda gördüğümüz gibi iki atom var, ve bunların nötron sayıları(22,18) farklı ama proton sayıları(20,20) aynıdır. Bu nedenle yandaki iki atom izotop atomlardır.
ELEMENTLERİN SINIFLANDIRILMASI
Elementler kendilerinden başka daha saf maddelere ayrışamazlar. Kısaca içerisinde bir cins atombulunduran maddelere element denir. Doğada 115 tane element bulunur. Bu elementleri üç grupta inceleriz. Bunlar metaller,ametaller ve yarımetaller(soygazlar)dır. Şimdi bunları tanıyalım;
1)-Metaller:Elementlerin çoğunluğu metal şeklinde bulunurlar. Sanayi ve teknolojinin ham maddesidir. Isı ve elektriği ileten ve dövülerek işlenebilen (biçimlendirilen) ,genellikle katı halde bulunan parlak cisimlere metal denir. Altın,gümüş,demir vb. Metallerin özellikleri şunlardır;
_Doğal ortam şartlarında ,cıva hariç hepsi katıdır.
_Tel ve levha haline gelirler
_Elektriği ve ısıyı iletirler.
_Parlak renklidirler
_Asitlerle reaksiyon verirler.
_Birbirleriyle bileşik değil, alaşım yaparlar.
_Belirli şekil ve biçim alırlar.
_Canlıların yapısında az bulunurlar.
_Pozitif değerlidirler.
2)-Ametaller:Isı ve elektriği iletmeyen,dövülerek işlenemeyen katı, sıvı ve gaz halinde bulunan maddelerdir. Azot, oksijen,klor,karbon vb. Ametaller doğada 20 tanedir. Ametallerin özellikleri şunlardır:
_Doğal ortam şartlarında gaz halinde bulunurlar.
_Genellikle mat renklidirler.
_Grafit hariç ısı ve elektriği iletmez.
_Canlıların yapısında bol bulunurlar.
3)-Yarımetaller(soygazlar):Bazı özellikleriyle metallere ,bazı özellikleriyle de ametallere benzerler. Bu elementlere geçiş elementleri de denir. Arsenik, antimont ,germanyum ,silisyum, polonyum ,tellür vb.

Besinler ve Ozellikleri

Etiketler:,

Besinler ve Sindirim Sistemi

I. Besinler ve Özellikleri

Beslenme sırasında vücuda alınan yiyecek ve içeceklere besin denir. Besin maddelerinin hücre ve vücutta kullanılmasına da beslenme denir. Tüm canlılar beslenme özelliğine sahiptir.
Beslenmede kullanılan besin maddeleri yardımıyla; vücudun büyümesi, hücrelerin çoğalması, yaralanan yerlerin onarılması yaşamsal enerji üretilmesi, organların çalışması… gibi canlılık faaliyetleri gerçekleştirilir.
Alınan besinin kaynağına göre de 2 çeşit beslenme gurubu bulunur.
Bitkisel Beslenme : Üretici canlılar olan bitkilerin tüketilmesidir. Bitkilerin ürettiği meyve, sebze, yaprak, tohum… gibi besinler bu gruba girer.
Hayvansal beslenme : Tüketici canlıların yenmesidir. Et, süt, yumurta, bal… gibi besinler bu gruba girer.

Not : Su, madensel tuzlar, protein, yağ ve vitaminler hayvansal ve bitkisel besinlerde ortak olarak bulunabilirken şeker ve nişasta sadece bitkisel besinlerde bulunur.

Besinlerin Gruplandırılması
Enerji Verici Olanlar
Yapıcı – Onarıcı Olanlar
Düzenleyici Olanlar
Karbonhidratlar
Proteinler
Vitaminler
Yağlar
Yağlar
Su
Proteinler
Karbonhidratlar
Madensel Tuzlar

Su
Proteinler

Madensel Tuzlar

a)Enerji verici besinlerin hücrede yakılma sırası

I.Karbonhidratlar
II.Yağlar
III.Proteinler şeklindedir.

b)Enerji verici besinlerin hücrede enerji oluşturma sırası

I.Yağlar (9,5 KCal)
II.Proteinler (4,3 KCal)
III.Karbonhidratlar (4,2 KCal) şeklindedir.

Besin Çeşitleri ve Görevleri
Karbonhidratlar

Karbon, hidrojen ve oksijen elementlerinden (C, H, O) oluşmuştur. İlk olarak fotosentez sonucunda üretilir. Karbonhidratların fazlası bitkilerde nişasta olarak depo edilirken, hayvanlarda, glikojen olarak depo edilir. Özel reaksiyonlarla yağ, protein ve vitaminlerin sentezinde kullanılabilir.
Hücrelerde enerji üretmede şekerler öncelikle kullanılır. Bitkisel besinlerde bol miktarda bulunur. Fotosentez sonucu üretilen şekerler yapı ve kullanım yerlerine göre de çeşitleri oluşturulur.

·Glikoz (C6H12O6)
Karbonhidratların en küçük yapı taşıdır. Fotosentez ile bitkilerde üretilir. Çok sayıda glikoz özel bağlarla birleşerek nişastayı, selülozu ve glikojeni oluşturur. Kan sıvısında bulunan kan şekeri glikozdur.

·Nişasta
Çok sayıda glikozun özel bağlarla birleşmesinden oluşmuştur. Şekerin bitkilerdeki depo şeklidir. Nişasta, ayıracı olan iyot çözeltisi ile mavi renge boyanır.

·Selüloz
Yalnızca bitkilerde bulunur. Bitki hücresinin çeperini oluşturur. (Yapı maddesi) Hayvanlar tarafından sindirilemez. (Bazı kuş ve geviş getirenler hariç)

·Glikojen
Yalnızca hayvan hücrelerinde bulunur. Glikozun hayvanlar ve insanlardaki depo şeklidir. Karaciğer ve kas hücrelerinde bol miktarda bulunur.

Yağlar
Karbon, hidrojen ve oksijen elementlerinden (C, H, O) oluşmuştur. En küçük yapıtaşı yağ asidi ve gliseroldür. Yağlar, beyaz kağıt üzerine bıraktığı parlak leke ile tanınır.
Vücudun ısı yalıtımını sağlar. Hücre zarının, hormon ve vitaminlerin yapısına katılır. Derinin esnek olmasını sağlar. Kış uykusuna yatan canlılarla göçen kuşlarda depolanmış enerji ham maddesi olarak kullanılır. Karın bölgesindeki iç organları darbelere karşı korur.

Proteinler
Karbon, hidrojen, oksijen ve azot elementlerinden yapılmıştır. En küçük yapıtaşı amino asitlerdir (aa). Amino asitler özel bağlarla birleşerek proteinleri meydana getirir.

(C+H+O+N) → Amino Asitler → Protein

Proteinler, ayıracı olan Nikrik asit (HNO3) ile sarı renge boyanır. Süt, et, yumurtada bol miktarda bulunur. Hücrelerin ve vücudun temel yapıtaşıdır. Enzimlerin yapısını oluştururlar. Hücre zarının, kasların, antikorun, vitamin ve hormonların yapısına katılırlar.

Vitaminler
Organların çalışma düzenini etkileyerek vücudun direncini artırırlar. Vücuttaki kimyasal olayları düzenlerler. Tüm tüketici canlılarca genellikle bitkilerden alınırlar. Bazı vitaminler (B ve K) insan bağırsağındaki mikroorganizmalar tarafından üretilir. Karaciğerde A, deride D vitamini üretilebilir. Vitaminler sindirilmeden kana karışır ve enerji verici olarak kullanılmazlar. A, D, E, K vitaminleri yağda eriyip vücutta depolanırken B, C vitaminleri suda eriyip vücutta depolanmaz. Eksikliğinde çeşitli hastalıklar görülür.

A Vitamini eksikliğinde → Gece körlüğü
B Vitamini eksikliğinde → Beriberi hastalığı
C Vitamini eksikliğinde → Diş eti kanaması
D Vitamini eksikliğinde → Raşitizm
E Vitamini eksikliğinde → Kısırlık
K Vitamini eksikliğinde → Kanın pıhtılaşmaması hastalıkları oluşur.

Mineraller
Yeryüzünde, maden şeklinde bolca bulunurlar. Canlılarca tabiattan hazır olarak alınır. Sindirilmeden kana karışırlar. Kemiklerin, dişlerin oluşmasında, kasların kasılmasında, sinirlerde uyartıların iletilmesinde, enzimlerin çalışmasında… görev yapar.

Su
Vücutta en fazla ihtiyaç duyulan besindir. Vücuttaki kimyasal olaylar ancak sulu ortamda gerçekleşir. Su iyi çözücü olduğundan besinlerin sindiriminde, emiliminde, taşınmasında ve boşaltımında kullanılır. Sıcak ve soğuk kanlı canlılarda vücut sıcaklığının yayılmasında kullanılır.

II. Sindirim Organları

Büyük yapılı organik besinlerin, su ve sindirici enzimler etkisi ile kendilerini oluşturan en küçük yapı taşlarına ayrılması olayına sindirim denir. Bu olayı gerçekleştiren sisteme de sindirim denir. Sindirim bir çeşit hidroliz (parçalanma) olayıdır.

Enzim : Canlılardaki kimyasal reaksiyonlara girerek reaksiyonları hızlandıran ve daha kısa sürede gerçekleşmesini sağlayan canlılık yapılarıdır. (Biyolojik katalizör) Proteinden yapılmış olup tekrar tekrar kullanılabilirler.

Sindirime Uğrayacak Besinler ;

Büyük yapılı, hücre zarından geçemeyen karbonhidratlar, yağlar, proteinlerdir.
A. Sindirim Çeşitleri
Yapılma Şekline Göre Sindirim Çeşitleri
a)Fiziksel Sindirim : Büyük yapılı besin maddelerinin enzim kullanılmadan bazı organlar tarafından küçük parçalara ayrılması olayıdır.
Örnek : Katı besinlerin dişler etkisiyle öğütülmesi… gibi.

b)Kimyasal Sindirim : Besin maddelerinin enzim kullanılarak yapıtaşlarına kadar parçalanması olayıdır.
Örnek : Proteinlerin mide ve ince bağırsakta aminoasitlere kadar parçalanması… gibi.
Gerçekleştiği Yere Göre Sindirim Çeşitleri
a)Hücre içi sindirimi : Hücre içerisine alınan büyük moleküllü besinlerin lizozom enzimleri ile sindirilmesine denir. Örnek olarak amipin beslenmesi gibi.
b)Hücre dışı sindirim : Besinlerin hücre dışında ve organlar içerisinde enzimlerle sindirilmesi olayıdır. Sindirilen besinler daha sonra porlardan hücre içine emilir. Örneğin ince bağırsaktaki sindirim gibi.

B. İnsanda Sindirim Sistemi

İnsanda sindirim sistemi kanallı bir özellik taşır. Ağızda başlar ve anüste biter.

Ağız
Dil, diş ve tükürük bezlerinden oluşur. ağza alınan besinler tükürük bezinden salınan tükürükle yumuşatılır ve dişlerle çiğnenerek küçük parçalara ayrılır. Böylece besinlerin yüzeyi artırılır. Bu olay besinlerin enzimler tarafından parçalanmasını kolaylaştırır. Tükürük bezlerinden karbonhidratların sindirimi için amilaz (pityalin) enzimi salgılanır. Dil ile, çiğnenen besin yutağa itilir.
Dişler : Çiğneme olayı ile besinlerin parçalanması ve öğütülmesi işlemini yaparlar. Büyük yapılı besinleri fiziksel olarak sindirip yutabilmesine olanak sağlarlar. Dişler, boyuna kesit alındığında dıştan içe doğru 3 tabakadan oluşur.
Mine tabakası : Dişin taş kısmı olup beyaz renkli yeridir. % 98 oranında kalsiyum ve fosfor minerallerinden oluşur ve dişin en sert kısmıdır.
Fildişi tabakası : Dişin kemik kısmı olup dişi çene kemiğine bağlar.
Diş özü tabakası : Kan damarlarının, sinirlerin bulunduğu yerdir. Dişin beslenmesini ve büyümesini sağlar.

Yutak
Soluk borusu ile yemek borusunu birbirinden ayırır. Besinleri, ağızdan yemek borusuna iletir. Kaslı bir yapıya sahip olup yutkunmayı sağlar. Dışarıdan alınan solunum havasını da nefes borusuna gönderir.

Yemek Borusu
Sindirim borusunun yutakla mide arasındaki kısmıdır. Burada kimyasal sindirim yapılmaz. Yutulan besinlerin mideye taşınması sağlanır.

Mide
Karın boşluğunun sol üst kısmında bulunur. Yenen besinlerin bir süre depolanmasını ve parçalanmasını sağlar. Mide, özsuyu ve tuz asidi (HCl) salgılar. Tuz asidi proteinlerin sindirimini yapan pepsin enzimini aktif (çalışır) hale geçirir. Pepsin enzimi de proteinleri parçalar.
Mide duvarında güçlü düz kaslar bulunur. Bu kasların kasılması ile besinler su ile karıştırılıp bulamaç haline (kimus) getirilir. Ayrıca midedeki tuz asidi (HCl) besinlerle mideye ulaşan mikropları öldürür.

İnce Bağırsak
Tüm besin çeşitlerinin kimyasal sindiriminin asıl yapıldığı ve tamamlandığı yerdir. Mideden sonraki ilk kısmına oniki parmak bağırsağı denir. İç yüzeyinde emilimi sağlayan çok sayıda villüs (Tümür) bulunur. Villüsler sindirilen besinlerin emilmesini sağlar.
Karaciğer ve pankreas organları özel kanallarla ince bağırsağa sindirici sıvı gönderirler. İnce bağırsak ile kalın bağırsak arasında kör bağırsak bulunur. Kör bağırsak, üzerindeki apandis ve lenf bezleri etkisiyle kalın bağırsaktan ince bağırsağa, çürükçül mikroorganizmaların ulaşmalarını önler.

Kalın Bağırsak
Sindirim artıklarının depolanıp zaman zaman dışarı atılmasını sağlayan bölümüdür. İhtiyaç halinde su ve minerallerin emilmesi sağlanır.

Anüs
Sindirim borusunun son kısmı olup sindirilemeyen artıkların dışarıya atılmasını sağlar.

Sindirime Yardımcı Organlar
a)Karaciğer : Ürettiği safra tuzları, ve sıvısı oniki parmak bağırsağına geçerek yağların sindirimini kolaylaştırır.
Kan şekerini ayarlamaya yardımcı olur. Glikoz ve vitamin depo eder. Zehirli maddeleri etkisiz hale getirir.
b)Pankreas : Hem iç hem de dış salgı yapan bir organdır. Protein, yağ ve karbonhidratların sindirimi için enzim salgılar. Salgılarını özel bir kanal ile onikiparmak bağırsağına döker.
İnsülin ve glukagon hormonu salgılar. Bu hormonlar yardımıyla kan şekerinin dengesini ayarlar ve kan şekerinin seviyesini sabit tutar.

Gitar

Etiketler:, , ,

gitar
Notaların Harflerle Gösterilmesi

Özellikle akorların ya da genel olarak tüm notaların gösterilmesi için bazı harfler de kullanılır. La notası temel bir sestir. Bir orkestra akordunu La notasına göre yapar. Telefonu açtığınızda duyduğunuz düdük sesi (bazı durumlarda çok küçük bir farkla olsa da) La notasıdır. Bu yüzden, notaları gösteren harfler La notasından “A” harfiyle başlar ve sırayla gider. Yalnızca Almanca’da Si notasını göstermek için “B” harfi yerine “H” harfi kullanılır.

La Si Do Re Mi Fa Sol
A B C D E F G

Sol ve Fa Anahtarları

Şimdi de, notaların fa anahtarında başlayıp sol anahtarında nasıl devam ettiğini görelim. İki porte arasında hayali bir çizgi olduğunu düşünün. Bu çizgiye gelen nota Do(C) notasıdır. Çok kalın ve çok ince notaları göstermek için portenin beş çizgisi yetmez. Bunun için portenin altında ve üstünde ek çizgiler kullanılır. Oktav dediğimiz olay ise, bir notadan başlayıp, ileri ya da geri, daha doğrusu, aşağı ya da yukarı doğru, notaları sırayla sayarak geldiğimiz sekizinci nota - ki bu ilk notanın tekrarıdır - ile ilk nota arasındaki uzaklıktır. Aşağıdaki örnekte oktavlar Mi(E) notasından - Mi notasına olarak gösterilmiştir

Tam Ses - Yarım Ses

Notalar arasında belirli uzaklıklar vardır. Gitarda birbirinin peşisıra gelen iki perde düşünün (3 ve 4.perdeler gibi). Bu iki perdedeki notalar arasındaki uzaklık yarım sestir (1/2ses). Şimdi de 3 ve 5. perdelerde iki nota düşünün (hangi telde olduğu önemli değil), bunlar arasındaki uzaklık ise bir tam sestir. Şimdi de, notaları Do’dan başlayıp, sayma sayıları gibi, sırayla sayalım: Do - Re - Mi - Fa - Sol - La - Si - Do…………………… Mi -Fa ve Si - Do notaları arası 1/2 sestir yani bu notalar birbirini takip eden perdelerdedir. Diğer tüm notalar arasında ise tam ses aralıklar vardır. Peki, aralarında tam ses (iki perde) uzaklık bulunan notaların arasındaki fazladan perdelere hangi notalar gelmektedir. Buralara gelen notalar diğer notaların diyez ya da bemolleri yani yarım ses inceltilmişleri ya da yarım ses kalınlaştırılmışlarıdır. Bu işlemi yapmak için arıza işaretleri kullanılır. Bunların bir listesini veriyoruz:

Diyez: Önüne konduğu notayı yarım ses inceltir.

Çift Diyez: Önüne konduğu notayı bir tam ses inceltir.

Bemol: Önüne konduğu notayı yarım ses kalınlaştırır.

Çift Bemol Önüne konduğu notayı bir tam ses kalınlaştırır.

Bekar (Natürel): Arıza almış notayı doğal haline çevirir.
Şimdi de, Do notasından başlayıp, sırayla tüm notaları - ki bunlar 12 adet kromatik (birbirlerini yarım ses aralıkları ile takip eden) notadan ibarettir - yazalım. Not: İncelme yönünde giderken notalar diyez, kalınlaşma yönünde giderken ise bemol alır. Yani, sözünü ettiğimiz aradaki perdeye gelen nota ya bir önceki notanın diyezi ya da bir sonraki notanın bemolü olarak adlandırılır. Ya da gittiğimiz yöne bağlı olarak, bunun tam tersi olur: Do - Do diyez (ya da Re bemol) - Re - Re diyez (ya da Mi bemol) - Mi - Fa - Fa diyez (ya da Sol bemol) - Sol - Sol diyez (ya da La bemol) - La - La diyez (ya da Si bemol) - Si - Do… Soldan sağa diyez yönü, sağdan sola ise bemol yönüdür. Örneğin, Do ile Re arasındaki notayı, incelirken Do diyez, kalınlaşırken ise Re bemol olarak düşünebilirsiniz. Neticede ikisi de aynı sestir. Daha önce söyledik ama yine hatırlatalım: Mi - Fa ve Si - Do notaları arası yarım sestir yani bu notaların arasında diyez ya da bemol başka bir nota bulunmaz (Türk müziği ve bazı dünya müziklerinde daha küçük aralıklar vardır. Bunları ilgili derslerde inceleyeceğiz).
Bir ölçü içinde bir nota ilk kez arıza aldığı yerden, aksi belirtilmediği takdirde, ölçü sonuna kadar arıza almaya devam eder. Belirli bir yerde nota doğal haline çevrilecekse bekar (natürel) işareti kullanılması gerekir. Sonra tekrar arıza işaretiyle arızalı duruma getirilebilir.

Tablatür

Beş çizgili porte üzerinde yazılan notaları okumak, özellikle yeni başlayanlar için, biraz zor olduğundan tablatür dediğimiz olay geliştirilmilştir. Tablatürde altı çizgi bulunur. Bunlar gitarın tellerine karşı gelir. En alttaki çizgi kalın Mi (E) telidir. Üste doğru teller sırasıyla La (A), Re (D), Sol (G), Si (B) ve (ince) Mi (E)’dir.

Teller üzerinde gösterilen sayılar hangi tellerde hengi perdelere basılacağını belirtir. Bu perdelere hangi parmaklarla basılacağı ise TAB’ın alt tarafındaki sayılarla gösterilir. Pena vuruşları ise üst tarafta verilir.

Herkes biliyordur belki ama yine de hatırlatalım, bare tek bir parmakla iki ya da daha fazla notaya basılacağı anlamına gelir. Basılan nota sayısına göre küçük bare ya da büyük bare olarak adlandırılır.

Gitarın Akordu

Herşeyden önce telefondan, diyapazondan ya da bir akord düdüğünden La sesini alıp gitarın 5 no’lu yani La telini doğru notaya akordlamamız gerekiyor. 5.Perdeden Akord
1) La telinde 5.perdeye basın, buradaki ses size alttaki boş telin olması gereken sesi Re notasını verecektir,
2) Re telinde 5.perdeye basın ve buna göre alttaki boş Sol telini akordlayın,
3) Sol telinde 4.perdeye basın (3′lü aralığa geldik) ve buna göre alttaki boş Si telini akordlayın,
4) Si telinde 5.perdeye basın (tekrar 4′lü aralık) ve buna göre alttaki boş Mi telini akordlayın,
5) (Kalın) Mİ telini akordlamak için iki yolunuz var: 1) (İnce) Mi teline göre (tabi oktav farkını gözeterek) ya da 2) (kalın) Mİ telinde 5.perdeye basıp buradaki sesi alttaki boş La teline göre akordlamak,
6) Son olarak, tüm boş tellerin seslerini teker teker diğer tellerde dağişik yerlerde basarak tüm sesleri karşılaştırmalı olarak kontrol edin

Perdeden Akord

1) Re telinde 7.perdeye basarak burada olması gereken La notasını üstteki boş La teline göre (tabi oktav farkına dikkat ederek) akordlayın,
2) Sol telinde 7.perdeye basarak bu notayı üstteki boş Re teline göre akordlayın,
3) Si telinde 8.perdeye basarak (3′lü aralığa geldik) üstteki boş Sol teline göre akordlayın,
4) Mi telinde 7.perdeye basarak (tekrar 4′lü aralık) üstteki boş Si teline göre akordlayın,
5) (Kalın) Mİ telini akord etmek için iki yolunuz var: 1) (İnce) Mi teline göre iki oktav aşağıdan ya da 2) La telinde 7.perdeye basarak buna göre üstteki (kalın) Mİ telini akordlamak,
6) Ve tabi son olarak, tüm boş tellerin seslerini teker teker diğer tellerde değişik yerlerde basarak tüm sesleri karşılaştırmanız gerekiyor


odev odev indir odev bul odev yukle bedava odev odevleri odevler
Mirc Chat Chat Sevdadan mirc turkish odev forum video bedava sohbet gazete chet mirc chat izmir chat gazeteler Turkchat chat www.seviyo.info mirc kelebek script mirc mIRC mirc love mirc gazete hatay mirc 6.17 chat mIRC indir mirc mirc download sohbet Sozleri mirc mirc mirc download mIRC indir mirc sohbet chat hikayeler
hosting
eXTReMe Tracker