Eylül 30th, 2008 | Nedir | Yorum Yok »
Baklagillerden, kazık köklü, yıllık bir bitki, kökleri 110 cm. kadar derinliğe iner. Yan kökleri kuvvetli bir şekilde etrafa yayılır ve üzerlerinde yumrular meydana gelir. Tüysüz olan sapı bir metre kadar yükselebilir. Sap üzerinde sarmalı durumda yaprakları vardır. Çiçekleri yaprak koltuklarından çıkar. Çiçeklerin kendine has ve hoş bir kokusu vardır. Meyvesi, tohum araları bölmeli ve dolgun bir kapçıktır. Kapçık taze iken yeşil, olgunlaşınca esmerleşir ve sertleşir. Yemeklik olarak kullanılan baklanın Sakız baklası, Sultani bakla, Bayrampaşa baklası gibi çeşitleri vardır ve memleketimizin hemen hemen her yerinde yetişir.
Eylül 30th, 2008 | Nedir | Yorum Yok »
Kâpalıt tohumlular altşubesinin, ikiçenekliler sınıfına bağlı ayrı taçyapraklılardan bir bitki familyası. 500 kadar cinsi, 12.000 kadar da değişik türü olan zengin bir familyadır. Dünyanın hemen her bölgesine yayılmıştır. Ağaç, ağaççık ya da ot şeklindedir. Besin bakımından fakir topraklarda bile kolayca yetişir, bu toprakların azot bakımından zenginleşmesine de yardım eder. Bu familyada bakla, fasulye, mercimek bezelye gibi sebzeler, yonca, korunca, acıbakla gibi yem bitkileri; yerfıstığı, meyankökü, gibi sanayi bitkileri; akasya, erguvan, mor ve sarı salkım gibi ağaçlarla bahçelerde yetiştirilen süs fasulyeleri, kırlarda yetişen sarı çiçekli katırtırnakları, devedikenleri yer alır.
Eylül 30th, 2008 | Nedir | Yorum Yok »
Maydanozgillerden, nemli yerlerde kendiliğinden yetişen zehirli bir ot. Otsu ve gövdesi oldukça uzun olan bitkilerdendir. Yaprakları çok büyük, fakat her yaprak, tüy gibi ince ve birkaç dilimdir. Bu bitkide konisin denilen bir alkoid olduğu için hekimlikte çok kullanılır. Fazla miktarda alındığında felç sonucu solunumunun durması ile ölüm meydana gelir. Sokrates`in, ölüme mahkûm olduktan sonra baldıran içerek kendini zehirlediği ünlüdür.