Turkcenin Tarihi Gelisimi
Türkçenin tarihi gelişimi ve devirleri
Türkçe’nin ilk devresi hakkında açık ve kesin bir bilgi yoktur. İlk devrede Ana Türkçe ve daha sonraki devresinde İlk Türkçe adı verilmektedir. Bu devrelerden bugüne örnek kalmamıştır. Ana Türkçe farazî bir devredir. İlk Türkçe devresi, tarih sahnesinde görüldüğümüz zamana aittir. İlk Türkçe devresi; Büyük Hun İmparatorluÄŸu zamanındaki Türkçe’dir. Bu devreden elimize herhangi bir örnek geçmemiÅŸtir. Hun devrinde söylenmiÅŸ bâzı ÅŸiirleri Çince metinlerden öğrenmek mümkündür. Vesikalara dayanan devre; Eski Türkçe adı verilen devrededir. Bu devrede milâdın baÅŸlangıcından II. asra kadar devam etmiÅŸtir. (Eski
Türkçe denince ilmî araÅŸtırmalarda II. asır akla gelir.) Türkçe’nin tarihî geliÅŸmesi üç devreye ayrılmaktadır.
1- Eski Türkçe devresi : Başlangıçtan, II. asra kadar.
2- Orta Türkçe devresi : II. asır – 13. asır arası.
3- Yeni Türkçe devesi : 13. asır – 20. asır arası.
1. ESKİ TÜRKÇE DEVRESİ : Bu devrenin bilinen ilk metinleri 8. yüzyılda dikilmiş olan Orhun anıtlarıdır. Bu devre de içinde ikiye ayrılır.
a) Göktürkçe : Kendi yazımız olan Göktürk alfabesi kullanılmıştır. Bugüne kadar gelen en eski metindir. Göktürk yazısı ile yazılmış anıtlardır.
b) Uygurca : İslâmiyet’ten önceki bu Eski Türkçe devresinin Göktürk yazıtlarından sonraki yazılı ürünleri Uygur Türkçesi metinleridir.
Uygur Türkleri; Göktürklerin millî yazı dillerini bırakmış İranlılarla akraba olan bir kavim Soğdların yazısını ve Mani-Buda dinlerini kabul etmişlerdir. Eski Türkçe devresinin ikinci bölümünü teşkîl eden Uygur Türkçesi ile yazılmış eserler dinî mahiyettedir.
2. ORTA TÜRKÇE DEVRESİ : Bu devrede gerek Türk dilinde, gerek Türk kültüründe önemli deÄŸiÅŸmeler olmuÅŸtur. 10. asırda İslâmiyet resmen kabul edilmiÅŸ ve yazı olarak Arap harfleri alınmıştır. Bu devrede Karahanlı devletinin bulunması dolayısıyla Karahanlı Türkçesi de denmektedir. İslâmiyet’ten sonraki Türk edebiyatının ilk eseri Kutadgu Bilig’dir.
11. asırda yeni yazı dillerinin meydana gelem temayülü gösterdiÄŸi bir çaÄŸdır. Eski Türkçe devresindeki yazı dilinin ve bunun son safhası olan Uygur Türkçesi’nin bir devamı sayılmakla beraber zamanında Hakaniye Türkçesi diye adlandırılan Karahanlı Türkçesi, DoÄŸu Türkçesi yazı dilinin baÅŸlangıcı olarak da kabul edilmektedir. DoÄŸu, Batı ve Kuzey Türkçeleri olarak 13. asırdan itibaren ortaya çıkmaya baÅŸlayan yeni yazı dilleri devresi ile Eski Türkçe devresi arasındaki bu döneme; Orta Türkçe devresi veya geçiÅŸ devresi denmektedir.
3. YENİ TÜRKÇE DEVRESİ : 11. asrın yeni yazı dillerinin meydana gelme temayülü göstermeye baÅŸladığı Orta Türkçe devresini açıklarken iÅŸaret etmiÅŸtik. 13. asır sonlarına doÄŸru, DoÄŸu ve Batı Türkçe arasında yeni ve birbirinden farklı yazı dilleri meydana gelemeye baÅŸlamıştır. DoÄŸu Türkçesi, Eski Türkçe’nin ve Karahanlı Türkçesi’nin bir devamı olarak ortaya çıkmıştır. DoÄŸu Türkçesi, Orta Asya müşterek Türkçesi demektir. Batı Türkçesi, OÄŸuz Türkleri’nin konuÅŸma diline dayanmaktadır. 13. asırdan itibaren yazı dili olarak kullanılmıştır. Batı Türkçesi iki koldan geliÅŸmiÅŸtir. Bunları Osmanlı Türkçesi ve Azerî Türkçesi kabul edebiliriz. Bunlar arsındaki fark 15. asrın sonlarında görülmüştür. Daha önce her iki yazı dili de aynı özellikleri taşımıştır. DoÄŸu Türkçesi’nin bir de Kuzey kolu vardır. 15. asra kadar devam etmiÅŸtir. DoÄŸu Türkçesi ile ilgili Kuzey Türkçesi’ni Kıpçak Türkleri’nin kullandıkları yazı dili oluÅŸturmuÅŸtur. Kıpçak Türkçesi mahsullerine, Kuzey Afrika’da ve Mısır’da rastlanmaktadır. Daha sonra Kıpçakça, OÄŸuzca unsurlar alarak Batı Türkçesi ile birleÅŸmiÅŸtir. ÇaÄŸatayca öncesi, DoÄŸu Türkçesi adı da verilmektedir. ÇaÄŸatay Türkçesi 15. asırda edebiyat dili olarak Ali Şîr Nevaî tarafından kurulmuÅŸtur. 16. asırda Babür Åžah ÇaÄŸatay Türkçesi’nin büyük temsilcisidir. 17. asırda da ÇaÄŸatay Türkçesi ile yazılmış bâzı eserler bulunmaktadır. ÇaÄŸatay Türkçesi’nin yerine Özbek yazı dili gelmiÅŸtir. Kuzey Türkçesi olarak Kıpçak Türkçesi’nden sonra Kırım ve Kazan Türkçesi’nin devam ettiÄŸini görüyoruz. Batı Türkçesi iki koldan geliÅŸmiÅŸ ve böylece bir edebiyat oluÅŸmuÅŸtur. Osmanlı; Türkiye Türkçesi’nin tarihî devresini teÅŸkil etmiÅŸtir.
Bugün yeni Türkiye Türkçesi kullanılmıştır. Azerî Türkçesi ise Kuzey ve Güney olmak üzere iki kolda geliÅŸmiÅŸtir. DoÄŸu Anadolu halk ağızları lehçe itibari ile Azeri Türkçesi’ne yakındır. Böylece Teni Türkçe devresi 13. asırdan 1908′e kadar gelmiÅŸtir. Bunun kolları Osmanlı ve Azerî Türkçesi, ÇaÄŸatay öncesi ve ÇaÄŸatayca, Kıpçak Türkçesi ve Kazan Türkçesi’dir. Yeni Türkçe devresi bugünkü modern hâlini almıştır.




Aaa Nazlanma ama Gel Yorum yaz
You must be logged in to post a comment.