Denizli’nin Atasözleri ve Deyimleri

Denizli’nin Atasözleri ve Deyimleri için Ağustos 2013 te Denizli Belediyesi Kültür Yayınları tarafından 35 sayılı kitap olarak yayımlanan “Denizli’nin Atasözleri ve Deyimleri” kitabından derlediğimiz

Avcı ne kadar tuzak bilse, tilki de o kadar yolak bilir.

(Tilki çok kurnazdır, kolay kolay faka basmaz.)

Bir bildik, bin yaddan iyidir.

(Bir yerde tanıdığımız olması ne kadar iyidir.)

Kulağını altına alıp yatmak.

(Dışarıdan gelen sesleri duymak istemiyor.)

Kuş gördüğü yuvayı yapar.

(Herkes anadan, atadan gördüğünü yapar.)

Adam eşeğinden, karı döşeğinden belli olur.
Adamın şaşkını, beyaz giyer kış günü.
Al almaya taş atan çok olur.
Attan inen, eşeğe biner.
Bakmakla öğrenilseydi kediler de kasap olurdu.
Çamın özü mü olur, çingenenin sözü mü olur?
Çıra dibine kör yanar.
Mum dibine ışık vermez.
Çingeneyi paşa yapmışlar, önce babasını asmış.
Çocuktan al haberi.
Dam yanarsa sıçan da birlikte yanar.
Dişi köpek kuyruk sallamazsa, erkek köpek arkasından gitmez.
Dünya düşünenin değil hont hont kaşınanındır.
Elin ekmeği kanlıdır, silip de yiyebilene aşk olsun.
Ele karışan el olur gider.
Erkek konuşur kadın dinlerse, kadın konuşur erkek dinlerse evde huzur olur.
Islanmışın yağmurdan pervası yoktur.
Kendi başını deremeyen, gelin başı derer.
Oğluna kız arayacağına, kızına yer ara.
Ölü evinin yasçısı, düğün evinin tefçisi.
Tencerede pişirip kapağında yemek.

Acıyan yer ayrı, acıkan yer ayrı.
Aç kal, açık kal, insan gibi kal.
Alçak eşeğe herkes biner.
Biri buldu, ikiyi buldu, çıkıyı ister.
Çarşı iti ev beklemez.
Damakta eriyen yanakta çıkar.
Gâvurun ekmeğini yiyen, kılıcını sallar.
Göl yerinde su eksik olmaz.
Hacı Amat’ta narasın gav, çakmak.
Her taşın bir keleri var.
Her iş yakışığıyla, tarhana kaşığıyla.
İki yorgan, bir yastık, kel eşeğe astık.
Irmak kıyısına çeşme yapılmaz.
Köşe minderi gibi ne oturup duruyon?
Malını itler, sırtını bitler yesin.
Raftan sünger düşmüş, kaynananın başı yarılmış.
Soğuk ile soysuzdan kork.
Şahin ile deve avlanmaz.
Tembele kapıyı ört demişler. “Yel eser de örter” demiş.
Yağlı dilimin yoksa, yağlı dilinde mi yok?
Yorganı yazın, urganı kışın al.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir