Garip akımının temsilcileri kimlerdir?

  • Garip akımının temsilcileri kimlerdir?

Garipçiler şiirde kurallara ve kalıplara çıkan, sanatlı ve mecazlı söyleyişi kabul etmeyen ve şiirde sade dil kullanımını savunan bir topluluk olarak 1940 yılında ortaya çıkmıştır. Adını üç şairin beraber çıkardığı Garip adlı eserden almıştır. Garipçiler akımının temsilcileri:

Orhan Veli Kanık

Oktay Rıfat Horozcu

Melih Cevdet Anday’ dır.

Ekspresyonizm ne anlama gelir?

  • Ekspresyonizm ne anlama gelir? Ekspresyonizm nedir?

Doğanın olduğu gibi gösterilmesi yerine, sanatçının kendi duyguları ve iç dünyasına ön plana çıkardığı sanat akımı Ekspresyonizm (Dışa vurumculuk) olarak tanımlanır. 20. yüzyıl sanat akımı olarak kabul edilen ekspresyonizm, 19. Yüzyıl sanatında egemen olan gerçekçilik ve idealizme karşı anti-natüralist öznelliğe sahip bir bakış açısı içermektedir. Almanya’da yaşanan ekonomik çöküntü ve politik istikrarsızlık ortamında natüralizm, pozitivizm ve empresyonizm akımlarına karşı olarak ortaya çıkmıştır. Ekspresyonizm ayrıca Cermen halk sanatı biçimleri ve kabile sanatlarından da etkilenmiştir.  Ekspresyonizm sanatın amacı sanatçının iç dünyası ve duygularının çizgi, renk, kütle ve düzlem aracılığıyla dışa vurmasıdır. Sanatçının duygularının en iyi biçimde yansıtılabilmesi için alışılmış, geleneksel kuralların kullanılması yerine, gerçeğin biçimini bozma yöntemi kullanılır. Ekspresyonizm sanatçının öznel duygularına dayanmakta, eserlerde sanatçının kendine özgü görüşü üzerinde durulmaktadır. Dışa vurumculuk resim, edebiyat, mimari, tiyatro, film ve heykeltıraşlık gibi birçok sanat dalını kapsamaktadır. Edward Munch’un “Çığlık” adlı tablosu, ekspresyonizmin en belirgin örneklerinden biridir.

Şiirde tekrarlanan dizelerle ne denir?

Şiirde tekrarlanan dizelerle ne denir?
Şiirde her kıtadan sonra tekrarlanan dizelere nakarat denir.

Şiiri oluşturan satırlar; dize (mısra) olarak adlandırılır.

Şiir dörder dizelik kümeler halinde yazılmışsa bunlara kıta  (dörtlük) denir.

Eğer şiir ikişer dizelik kümeler halinde yazılmışsa bunlara beyit denir.

 

Filmlerin veya kitapların aynı konuyu neden farklı anlattıkları üzerinde tartışınız.

Aynı konuyu işleyen farklı film veya kitapları inceleyiniz. Filmlerin veya kitapların aynı konuyu neden farklı anlattıkları üzerinde tartışınız.

Filmler veya kitaplar aynı konuyu neden farklı anlatırlar?

Eski dönemlerden beri işlenen konular günümüzde de işlenmekte. İşlenen konu aynı olsa da farklı şekilde aktarılması kafaları karıştırmaya yetiyor. Peki bunun nedeni nedir diye merak edenlere hemen cevap verelim.
Her insan birbirinden farklı karaktere, farklı mizaca sahiptir. Farklı kişiliklere sahip olan insanlar dünyayı farklı şekilde algılayabilir. Bazısı kötü bir olay karşısında gülümseyebilirken bazısı ise kahrolabilir. Bazısı neşeli, eğlenceli, her şeyden tat almayı bilen bir karaktere sahip iken bazısı hiç bir şeyden zevk almaz, karamsar, ümitsizdir. İşte bu şekilde dünyayı farklı algılayan kişiler bir kitap yazmak için aynı konuyu seçse dahi farklı şekilde yansıtır. Daha doğrusu dünyayı gördüğü gibi yansıtır, kendi penceresinden bakar. Durum böyle olunca aynı konu bir çok farklı şekilde yazılır. Tamamen kişilik yansımasıdır.

Aynı konuyu farklı şekilde işleyen kitaplar şunlardır:
* Aşk-ı Memnu ( Halit Ziya Uşaklıgil ), Gelinlik Kız ( Kerime Nadir ) Aşk konusunu farklı işleyen iki roman
* Bereketli Topraklar Üzerinde ( Orhan Kemal ), Sefiller ( Victor Hugo ) Yoksulluğu, sefilliği, parasızlığı işleyen iki farklı roman
* Gazap Üzümleri ( John Steinbeck )   , Hanımın Çiftliği ( Orhan Kemal ) işçilik üzerine yazılmış iki farklı roman

Aynı konuyu işleyen farklı filmler:
* Ghajini ( Hint filmi ), Fanaa ( Hint filmi ) ikisi de aşk ve zorluğu,
* Üç aptal ( Hint filmi ), Sarıya Boya ( Hint filmi ) iki farklı film olmasına rağmen ikisi de arkadaşlık, dostluk ve ümidi işlemiştir.

Sizce günümüzde dünyanın en büyük sorunları nelerdir? Bilim insanları bunları çözmek için neler yapmalılar?

Sizce günümüzde dünyanın en büyük sorunları nelerdir? Bilim insanları bunları çözmek için neler yapmalılar? Önerilerinizi sıralayınız.

Günümüz dünyası ele alındığında dünyanın bir çok sorunla karşı karşıya kaldığını görebilmekteyiz. Bu sorunlar:
* Çevre kirliliği
* Küresel ısınma
* Obezite adı verilen aşırı kilo alma hastalığı
* Bulaşıcı hastalıklar
* Açlık ve yoksulluk
* Uyuşturucu, madde bağımlılığı
* Taciz ve şiddet ( kadına şiddet )
* Ahlaki değer ve kuralların yok olması
* Bazı olayların meydana gelmesi sonucuyla ortaya çıkan mülteci sorunu
* Dünyaya hakim olma hayaliyle yanıp tutuşan bazı devletlerin savaş çıkarması, sınır değişikliği
Günümüz dünyasının sorunları bu şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bütün bu soruların önüne geçebilmek için bilim adamlarından ataklar bekliyoruz ancak unuttuğumuz bir şey var o da dünyayı bu sorunlardan kurtacak olan insanlardır, bilim adamlarına da görev düşüyor. Herkes üstüne düşeni yaparsa dünya bu sorulardan kurtulabilir. Peki sorunları ortadan kaldırmak için neler yapılmal, şimdi çözümlerden bahsedelim.

Çöžüm Önerileri:
* çevre kirliliğini ortadan kaldırmak için doğaya sahip çıkmalıyız. Plansız kentleşmenin önüne geçmeliyiz.
* Küresel ısınma, ozon tabakasının zarar görmesiyle zedelenir. Küresel ısınmanın engellenmesi ise bizim elimizde, bacalara filtre takılarak ilk adım atılabilir.
* Sağlıklı beslenme kurallarına uyularak obezitenin önüne geçilebilir
* Bulaşıcı hastalıkların önüne geçilmesi için bilim adamlarının yüksek dozda aşı üretmeleri gerekiyor.
* Açlık ve yoksulluk bütün dünyayı etkisi altına alan bir hastalıktır. Bu sorunun çözüme ulaşabilmesi için her devlet üzerine düşeni yapmalı. Türkiye yoksullara el uzatırken ABD’nin yardım etmemesi sorunun çözülmesini zorlaştırır.
* Taciz ve şiddet için ne yazık ki yapabilecek bir şey bulunmamakta.
Kalan diğer sorunlar devletin, insanlığın, bilim adamlarının üstüne düşeni yapması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.

Bilimsel gelişmelerle ilgili haberleri hangi kaynak veya kaynaklardan ediniyorsunuz?

Bilimsel gelişmelerle ilgili haberleri hangi kaynak veya kaynaklardan ediniyorsunuz? Bu kaynaklardaki haberlerin en belirgin özellikleri nelerdir? Tartışınız.

Bilimsel Gelişmelerle İlgili Kaynaklar Nelerdir?
Bilimsel metinler yazılmadan önce bir çok araştırma yapılır. Yazının kesin bilgi içerip dinleyici tatmin etmesi oldukça önemlidir. Bilimsel yazı ve gelişmeler öz bilgi içerebilmesi için doğru kaynaklara başvurmak gerekir. Doğru kaynaklardan biraz bahsedelim.
Kaynak araştırmacı ilk olarak kaynakların doğruluğunu sorgulamalı bulduğu kaynakları okumalı ve kaynaktan emin olmalıdır. Araştırma yapan kişi konu seçtikten sonra o konu ile ilgili bir çok makale okuyarak bilgi sahibi olmalıdır. Daha sonra birincil kaynaklara başvurmalı.

Birincil kaynaklar:
* Anket
* Gözlem
* Yayımlanmış belgeler
* Mülakat

Birincil kaynaklar yeterli bilgiyi sağlamadığı sürece ikincil kaynaklara başvurulur. İkincil kaynaklar ; konu ile ilgili bilgiler içeren kütüphanelerde muhafaza edilen yüksek bilgiye sahip kişilerin yazdığı kitaplardır.
Tüm kaynaklara başvurmak bazen yeterli olmayabiliyor. Kütüphanene kitaplarının içerdiği bilgiler araştırma görevlisini tatmin etmeye bilmekte. Kaynak yetersizliği bilimsel gelişmenin duraklamasına neden olur. Bilimsel gelişme durduğu zaman istenilen sonuç alınmaz ve zincirin halkası kopar. Bu nedenle bilimsel gelişmeler için kaynak oldukça önemlidir.
Kısacası söylemek gerekirse bilimsel gelişmelerin yol kat etmesi için sağlıklı ve bilgi yüklü kaynaklara başvurması gerekir. Kesin bilgiler içeren anket, gözlem, araştırma, doğrudan bilgi edinme vb. Kaynaklar bizim açımızdan önemlidir.

Bilimsel bir tartışma veya toplantıya katıldınız mı? Katıldıysanız gözlemlerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

Bilimsel bir tartışma veya toplantıya katıldınız mı? Katıldıysanız gözlemlerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

Bilimsel gelişmeler dikkatimizi çektiği gibi bilimsel tartışmalarda dikkatimizi çekmekte. Peki bilimsel tartışma nasıl olur, karşılaştığımız tartışmalar bilimsel tartışma mıdır? Hemen merak edilen soruyu cevaplayalım.
Bilimsel tartışma, karşılaştığımız tartışmalardan çok daha farklıdır. Laf kavgası, sokak ortasında yapılan kavgalar, trip atma gibi takışmalar bilimsel tartışma olmaz olamaz da zaten. Bilimsel tartışma stratejik olarak şekillenir ve argümanlara bağlı olarak kelimelerin sanatsal süreciyle gelişir.  Bilimsel tartışmalarda göze çarpan en önemli şey tartışan kişinin kıvrak zekasını kullanarak karşı tarafı çabucak ikna edebilmesidir. Ciddi bir tartışma olsa da bilimsel tartışma yapıldığı zaman çokça hata yapılmaktadır. Herkesin yanlışa düştüğü bir nokta var ki o da bilimsel tartışmalarda hatanın olmayacağı.
Bilimsel tartışma yapıldığı zaman savunulan fikir saygı çerçevesinde dile getirilmeli. Saygı duymak hem karşı taraf için hem bilimsel tartışma kuralları için oldukça önemlidir.
Bilimsel tartışmada dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Bu noktalar:
*ilk adım olarak sınırları belirlemek gerekir. Hangi konuda savunma yapılacaksa o konu tam olarak araştırılmalı.
*ikinci adım; çıkarım yapmak
*sonuca ulaşmak.

Sizden herhangi bir konu hakkında bilimsel bir yazı yazmanız istenirse nasıl bir hazırlık yaparsınız. Anlatınız.

Bilimsel olarak yapılan araştırmalar sonucu elde  edilen bulgular objektif bir şekilde aktarıldığında bilimsel metin ortaya çıkar. Bilimsel yazılarda önemli olan verilmek istenilen bilginin açık ve kesin bilgi olmasıdır. Alanında başarılı olan kişiler tarafından bilimsel yazılar yazılmaktadır. Ancak isteyen kişiler bilimsel yazı kurallarına uyarak bilimsel metinler yazabilir. Bilimsel yazı kuralları şunlardır:

*Bilimsel yazı tek bir konuda yazılmadığı için ilk adım olarak hangi konuda bilimsel yazı yazılacağına karar verilmelidir. Bilimsel yazı türleri:

Tarama Ve Makale Değerlendirmesi

Bilimsel Makaleler

Konferans Raporları

Toplantı Özetleri

*Bilimsel yazılar bir kaç bölümden oluşmaktadır.

Başlık

Özet

Giriş

Asıl Metin

Sonuç ve Tartışma

Bilimsel yazı yazmak isteyen bireyler bu bölümlere yer vermeli yazısında. Bilimsel yazı yazarken giriş bölümüne dikkat etmek gerekir. Giriş bölümü oldukça önemlidir. Yazı sonlarında dipnot koymak oldukça önemlidir. Yazının bilimselliğini daha fazla artırır. Belli kurallara uyulduğu sürece bilimsel yazı yazılabilir.

Bilimsel yazı ve makale birbirine çok fazla benzemektedir. Ancak bilimsel yazı hitap ettiği toplumun bilgi birikimine sahip olması gerektiğini his ettirir. Makalede ise toplumun bilgi sahibi olmasına gerek yoktur.

Mâşeri Şuur – Sevk Etmek – Müphem – Tasavvur – Hilaf – Menkıbe Nedir? Anlamı

9. sınıf edebiyat kitabından bir kaç eski kelime. Sayfa 155 de.  Anlamı arayanlar, bilmeyenler için toplu halde bulup birleştirdik. Umarız işinize yarar.

Mâşerî Şuur:  Toplum Vicdani, Topluluğun Şuur Ve Düşüncesi.

Sevk Etmek:  Göndermek, ileri sürmek, bir baka yere, mevkiye göndermek.

Müphem:  Açık seçik olmayan, belirsiz.

Tasavvur: Zihinde göz önüne getirme, zihinde canlandırma.

Hilaf: Aykırı, ters, karşıt.

Menkıbe: Din ulularının ya da tarihe geçmiş yiğit kimselerin olağanüstü, yüce yanlarını anlatan, dilden dile yayılıp gelen öykü.