Dostlar Beni Hatırlasın hikaye tekniği ile yazın

7.sınıf Türkçe dersi için verilen Dostlar Beni Hatırlasın etkinlik sorularından birisi. Soru şu şekilde:

  • Şiiri dinlerken zihninizde canlandırdıklarınızı hikâye tekniğine uygun olarak aşağıya yazınız.

Şu karşıdaki dağın bilmem hangi yamacında hayata merhaba diyen yeni bir kardelen, o ipekten ince ve narin kökleriyle çelik gibi sert kayaları nasıl oluyor delip hayata tutunuyor diye düşünürken aklına kardelenin güzelliği geldi Veysel efendinin. Her şey bu güzelliği tüm dünyaya gösterebilmek için değil mi diye mırıldan kendince. Ama belki de bu kardelenin güzelliğini hiç kimse görmeyecekti. Öyle ya kardelenler adını kardan ve kıştan almışlardı. Bu kış mevsiminde kim giderdi bu ulu dağın zirvelerine. Sonrada gönlünü bir hüzün kapladı karlı dağı izlerken Veysel efendinin. Ya o kardelenin güzelliğini kimse görmezse onu kimse koklamazsa diye aklından geçirdi ve kardelenin güzelliğine yazık olacak diye sanki onu koklarmış gibi esen kuzey rüzgarında onun kokusunu duyuyormuş gibi içine çekti buz gibi soğuk rüzgarı.



Veysel efendi emekli olalı daha birkaç ay olmuştu. Yıllardır her sabah saat altı buçukta kalkar, kahvaltısını yapar, tıraşını olur işinin yoluna koyulurdu. Ama artık emekliydi, kendine henüz bir uğraşta bulamamıştı. Bu soğuk havada oturduğu bankta, karlı dağı izlerken aklına gelen kardelen onu derinden etkilemişti. Tüm canlılar dünyaya geliyor ve bir süre sonrada buralardan ayrılık vakti gelip çatıyordu. Bunun böyle olmaması gerektiğini düşündü, kendisi buralardan göçse bile sevdiklerim, dostlarım beni hatırlamalı diye düşündü. Önce köyü geldi aklına. Eskiden beri köyün ileri gelenleri, zenginleri geleceğe bir armağan diye köylere sokak çeşmeleri yaptırırlardı diye mırıldandı. Bende köye bir çeşme mi yaptırsam mı diye düşünürken, artık köylerde kimsenin kalmadığı geldi aklına. Neyse ki kardelen yetişti yardımına. Kardelen ya diye sayıkladı. Kendiside kardelenler yetiştirmeliydi.

Önce mahallenin muhtarı Hasan amcanın yanına gitti. Kardelen projesini anlattı. Bu ona da çok mantıklı gelmişti. Muhtar önce okuma gözlüğüne çıkardı masaya koydu, sonra elini kırağı düşmüş gibi solgun saçlarına götürürken hay aklınla bin yaşa deyiverdi. İkisi beraber önce mahallerinde bulunan kendilerinin de okuduğu eski okula müdür beyin yanına, sonrada Milli Eğitim Müdürü’nün yanına gittiler. Veysel efendi emekli ikramiyesi ve kendinin yıllardır zor günler için dişinden tırnağından arttırarak biriktirdiği parası ile mahallelerine yeni bir okul yaptıracaktı. Böylece taptaze kardelenler, o bembeyaz yapraklarını dünyaya daha bir güzel açabileceklerdi.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.