Evliya Çelebi ve Seyahatname hakkında bilgi toplayınız.

5.sınıf Türkçe ANITTEPE YAYINCILIK dersi için verilen 3. TEMA DOĞA VE EVREN Okland Adası Bir Sonraki Derse Hazırlık sorularından birisi.  Soru şu şekilde:

  • Evliya Çelebi ve Seyahatname hakkında bilgi toplayınız.

Evliya Çelebi’nin Hayatı:

İstanbul’da 25 Mart 1611 tarihinde dünyaya gelmiştir. Ailesi aslen Kütahyalıdır. Babasının adı Derviş Mehmed Zıllî, Annesinin adı ise Abhaz’dır.  Babası, I. Süleyman’dan I. Ahmed’e kadarki padişahların kuyumcubaşılığını yapmıştır.

Evliya Çelebi eğitimine mahalle mektebi ile başlamış, sonrasında Şeyhülislam Hamit Efendi Medresesinde yedi yıl okuduktan sonra sarayda Enderun’da eğitim görmüştür. Enderun’da sarf (dil bilgisi), nahiv (gramer), kâfiye, hüsn-ü hat ve musiki dersleri almıştır. Ayrıca özel hocalardan yabancı dil, güzel yazı, Kur’an ve Arapça dersleri almıştır. Ayasofya Camii’nde mukabele okuduğu sırada camiye gelen IV. Murad’ın iradesiyle 25 yaşında iken saraya alınıp musahipler arasına katılmıştır. Burada yaptığı işler ile padişah ve devletin ileri gelenlerinin takdirini kazanmıştır. Seyahatlerini Melek Ahmed Paşa, Defterdarzâde Mehmed Paşa, Köse Ali Paşa, Köprülü Mehmed Paşa, Kırımı Hanı vesairenin refakatinde yapmış ve bunlarla beraber yabancı ülkeleri de görmüştür. Katıldığı savaşlar ve saraydaki görevi sebebiyle gezmek için her fırsatı değerlendirmiştir.

Evliya Çelebi 1682 yılında vefat etmiştir. Unesco tarafından 2011 yılı, doğumunun 400. Yılı olması sebebiyle Evliya Çelebi yılı ilan edilmiştir.

Evliya Çelebi’nin içinde küçük yaşlarından itibaren müthiş gezi arzusu vardı. Yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak istiyordu. Bu yüzden sarayda fazla kalamadı. Kendisinin anlattığına göre bir rüya üzerine meşhur gezilerine başladı. 1040 Muharrem ayının Aşure Gecesi (19 Ağustos 1630) gördüğü rüya şöyledir: Rüyasında İstanbul’da Yemiş İskelesi civarında Ahi Çelebi Camii’ndedir. Orada muazzam bir cemaat vardır. Dikkat eder, İslam peygamberi Muhammed’i baş tarafta görür. Dört sadık halifesi ve diğer ashabı da hep oradadır. Muhammed’in yanına gidip ondan şefaat dilemek arzusundadır. Ama bir türlü cesaret edip de gidemez. En sonunda bir cesaretle gidip “Şefaat ya Resulullah” diyeceğine, “Seyahat ya Resulullah” der. Böylece, 70 yaşına kadar sürecek ve Çeşitli tehlike, sıkıntı ve hadiseler geçirmesine rağmen vazgeçmeyeceği seyahati başlar. 1630’dan 1681’e kadar sürecek olan elli yılı aşkın bir seyahat hayatı yaşadı.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi:

Evliya Çelebi’nin Osmanlı toprakları üzerinde gezdiği yerleri kendi üslubu ile anlattığı 10 ciltten oluşan bir seyahatnamedir. 17. yüzyılda yazılmış çok ünlü bir gezi kitabı olan bu eserin asıl adı Târîh-i Seyyâh Evliyâ Efendi’dir. Eserde gerçekçi bir gözle izlenen olaylar, yalın ve duru, zaman zaman da fantastik bir anlatım içinde, halkın anlayacağı şekilde yazılmış, yine halkın anlayacağı şekilde deyimler çokça kullanılmıştır. Seyahatnâme, Osmanlı dünyasının geniş bir coğrafya panoraması ile yerleşim yapısını tarihî perspektiften verir. Eser bu yönden Türk Kültür tarihi ve gezi edebiyat açısından önemli bir yere sahip olmuştur.

Seyahatnâmede Osmanlı Devleti’nin fizikî yapısı yazıya dökülmüş ve Evliya Çelebi gittiği şehirleri anlatımının ana mekânı yapmıştır. Bu şehirlere ulaşmak için konakladığı köy ve kasabalar ikinci derecede kalmıştır. Her şehir ve yerleşim yerinin Osmanlı yönetimindeki önemi ve o dönemdeki kapasitesi oranında yer alır. Bu bilgilere “evsaf” adı altında sistematik bir şema içinde yer verilir. Bu şema genellikle şehrin veya  yerleşim merkezinin idarî durumu ile başlar. Kalesi ve İslâm öncesi kısa tarihçesi, Osmanlılar tarafından alınışı, konumu ve genel görünümü, şehrin mahalleleri, adının kaynağı (genellikle halk etimolojisine dayalı olarak), önem sırasına göre camileri, mescidleri, çeşmeleri, medreseleri ve diğer eğitim kurumları, halkın eğitim düzeyi (âlimler, şairler, hekimler), hanları, tekkeleri, mesireleri ve hamamları, çarşı pazar hayatı (bedesten, dükkânlar ve zanaat türleri), kahvehaneler ve sosyal yaşam, kadın ve erkek adları, giyim tarzları, yiyecek ve içecekler, halkın geçim kaynakları, üretim malları, iklimi ve türbeleri şeklinde bir sıra izler. Kale ile başlayıp türbelerin ziyaretiyle sona eren bu genel çizgide her şehrin kendine özgü özelliklerinin yer aldığı başka bölümler bulunabildiği gibi bu sıralamada değişiklikler de olabilmektedir. Seyyah nüfus yanında kale, mahalle, bina gibi yapıların sayısal bilgilerine mutlaka yer vermeye çalışır.

Evliya Çelebi eserinde gözlemleri ve yazılı kaynaklardaki bilgilere yer vermiştir. Şehir ve kasabaların yönetimle ilgili sayısal bilgilerinde saray kayıtları, kadı sicilleri, vakıf kayıtları gibi resmî kaynaklardan faydalandığını ileri sürer. Verdiği sayısal bilgilerde, Kanûnî Sultan Süleyman döneminin teşkilât ve timar yapısını anlatan Ayn Ali Efendi’nin Kavânîn-i Âl-i Osmân der Hulâsa-i Mezâmîn-i Defter-i Dîvân adlı risâlesine dayandığı tesbit edilmiştir. Çeşitli binaların üzerindeki kitâbeler de onun kaynakları arasındadır. Bundan başka dünya haritası Papamunta (Mappa Mundi) ve Atlas Minor’u kullandığını bildirmektedir.

Eser gerek yazım gerekse dil ve anlatım yönünden kendi döneminin kurallarını aşan özellikler içerir. Evliya Çelebi eserini yazarken standart yazımın dışına çıkarak bazan Arapça ve Farsça kelimelerin imlâsını değiştirmiş, onların Türkçe söyleyişteki şeklini esas almıştır. Türkçe kelimeleri de bazan kendi döneminin fonetiğine göre yazmıştır. Metin bu özelliğiyle Osmanlı Türkçesi’nin XVII. yüzyıldaki fonetiğinin saptanmasında ve dildeki tarihî değişimin izlenmesinde kaynak bir eser niteliği taşır. Seyahatnâme ayrıca çok zengin bir söz varlığına sahiptir. Bu özellik devlet adamları düzeyindeki söz varlığından halkın diline, yazılı dilden yerel ağızlara, azınlıkların diline, her türlü meslek ve yaşam alanına ilişkin kelimelere kadar çok geniş bir yelpazede kendini gösterir. Bunun yanı sıra Evliya Çelebi’nin Arapça, Farsça ve Türkçe bazı ekleri her üç dilin kelimeleri arasında ayırım yapmaksızın kullanarak yeni kelimeler türettiği, çoğul ve tamlama eklerini de aynı şekilde kullanıp yeni bir anlatım sunduğu dikkati çeker.

Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde tanıttığı yerler ciltlere göre şu şekildedir:

1. Cilt: 1630 – İstanbul ve çevresi
2. Cilt: 1640 – Anadolu, Kafkaslar, Girit ve Azerbaycan Karadeniz, Gürcistan ve Doğu Anadolu
3. Cilt: 1640 – Suriye, Filistin, Ermenistan ve Rumeli Orta Anadolu, Balkanlar
4. Cilt: 1655 – Irak, Doğu ve Güneydoğu Anadolu, İran
5. Cilt: 1656 – Rusya, Balkanlar ve Trakya
6. Cilt: 1663/1664 – Macaristan’da askeri seferler Sırbistan, Macaristan, Romanya
7. Cilt: 1664 – Avusturya, Kırım, Macaristan, Dağıstan, Kafkasya
8. Cilt: 1667-1670 – Yunanistan ve ikinci kez Kırım ve ikinci kez Rumeli Kırım, Yunanistan ve Arnavutluk
9. Cilt: 1671 – Hac için Hicaz, Mekke ve Medine
10. Cilt: 1672 – Mısır ve Sudan, Kahire

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir