Hz. Muhammed’in doğduğu çevredeki insanların dinî inançları hakkında bilgi veriniz.

Hz Muhammed’in doğduğu çevredeki insanların dinî inançları çok karmaşık ve akıl ve dışıydı. Aslında bu konuda halkın arayışlar içinde olduğu da su götürmez bir gerçektir. Belki de bundan dolayı az sonra yazacaklarımız sizi de şaşırtacak nitelikte olacak.

 

Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki Hz Muhammed’in doğumundan önceki döneme cahiliye dönemi denilmektedir. Bunu irdelemek gerekirse alışkanlıklar, gelenek ve görenekler, yapılan iş ve davranışlar öylesi çirkin ve kötüydü ki bundan dolayı bu döneme cahiliye dönemi denmişti.

 

Hz Muhammed’den önceki cahiliye döneminde insanlar putlara tapıyorlardı. Bunlara putperest denirdi. En büyük putlarının isimleri lat, menat ve uzzaydı. Bunlar çok büyük ve heybetli bir görünüme sahipti. Kabenin içimdeydi en büyükleri. İsteklerini arzularını gelip bunların önünde yere eğilip tapınarak istiyor ve bu şekilde manevi inanç tatminleri olan ibadet anlayışlarını yerine getiriyorlardı.

 

Hemen hemen her hanede farklı malzemelerden yapılmış taş ve tahtadan yontarak yaptıkları putlar bulunmaktaydı. Bu putların yanında çok komik kısmı olan bir de helvadan putlar yapıyorlardı. Bu putlara inanç ihtiyaçlarını yerine getirmenin yanında acıkınca bu putları yiyiyorlardı. Son derece komik bu durumu maalesef cahiliye devri  insanları uygulamışlardır. Bunlardan başka yaptıkları eşyalara da tapıyorlardı. Ve bunlardan başka değişik inanç esasları vardı.

 

Bazı insanlar dünya hayatından başka bir hayat kabul etmiyordu. İnançsız olarak yaşamayı tercih ediyorlardı. Bazısının ise ahiret inancı ve bir yaratıcı inancı vardı fakat insan olarak bir peygamberin geleceğini kabul etmiyorlardı. İşte böyle karışık bir ortam ve inanç değerleri. Ateşe tapanlar vardı. Bunlara da ateşperestler denirdi. Şimdiye kadar yazdıklarımız Allah’tan başka farklı bir ilah yerine konduğu için bütün bu putperestlik, ateşperestlik vs şirk koşmak anlamına gelmektedir.

 

Ayrıca bir de Hanifler denilen bir grup bulunmaktaydı. Haniflik Hz İbrahim’den gelen dini inançlar bütünüydü. Bu temelli kural ve kaideler çerçevesinde bir inanç sistemiydi. En doğrusu ve en hakikisi o dönem için haniflik inancıydı. Hanif inancına mensup olanlar putlardan uzak dururlardı. Allah-u Teala’ya inanırlardı. Peygamberimizin babası, dedesi ve annesi bu dine inanıyorlardı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir