Mekkelilerin Hz. Muhammed’e “el-Emin” demelerinin sebebi nedir? Belirtiniz.

Sevgili Peygamberimiz Hz Muhammed (sav) çok temiz bir çocukluk ve gençlik dönemi geçirmiştir. Temiz olmadan kasıt O yalan söylemez, doğruluktan ayrılmaz, verilen emanette emin bir el ve sözüne sadık bir genç ve çocuktu. Bütün bunlardan dolayı çevresi tarafından çok sevilirdi. Ve çoğu genç ve çocuk için mümkün olmayan örnek gösterilebilen bir çocuk ve gençti. Kendisi cahiliye devrinden beri emin yani güvenilir olarak bilinen birisiydi.

 

Mekkelileri Hz. Muhammed’e “el-Emin” demelerinin sebebi birçoktur. O ahlaki anlamda kimsenin birbirine güvenemediği zamanlarda bile güvenilir bir insandı. Bu yönüyle nam yapmış ve şöhreti bu minvalde yayılmıştı. Bu yüzden O’nun için güvenilir anlamına gelen “el-emin” denilmekteydi. Ya da şöyle söyleyelim ki; Muhammed’ ül Emin denilmekteydi.

 

Dürüsttü, adildi, söyleyince doğru olanı söylerdi, hak ve adaleti gözetirdi, hoşgörü sahibiydi kısacası güzel ahlaka dair bütün vasıfları üzerinde taşımaktaydı. Bütün bu güzel vasıfları hem günlük hayatında hem sosyal hayatta bunlardan taviz vermeden yaşardı. Kendisi amcası vesilesiyle ticaret hayatına girmişti. Ticaret kadar doğru ve dürüst olmada zor bir sektörde dahi güvenilirlikten taviz vermemişti. Bütün bunlardan dolayı O’na el-emin denilmekteydi.

 

Bütün insanlar herhangi bir yere gittiklerinde mallarını mülklerini ve paralarını O’na emanet ederdi. Hatta o kadar ki inanmayan müşrikler dahi emanetlerini O’na teslim ederek işlerini yaparlardı. O’nun hem cahiliye dönemi hem asr-ı saadet denilen O’nun aktif olarak insanların içinde kendini tanıttığı dönemde de el-emin olarak bilinmekteydi.

 

Hz Peygamberimiz Muhammed (sav) in konu ile ilgili bir örneğini sizlerle paylaşıyorum; hicret sırasında yine kendisine emanet edilmiş mal ve paralar vardı. Hicret gibi önemli ve zor bir gündemde dahi bu konuya sadık kalmış söz konusu emanetleri Hz Ali’ye bırakarak “bunlar toplumun emanetleridir gereğinde kendilerine teslim edersin” talimatını vererek hicret yoluna çıkmıştır. Görüldüğü üzere bu kadar önemli toplumsal bir faaliyeti yönetirken dahi elinin altındaki emanetleri sahiplerine teslim etmeyi ihmal etmemiş ve unutmamıştır. İşte bütün bu güzel vasıflarından dolayı Mekkelileri Hz. Muhammed’e “el-Emin” demelerinin sebebi aşikar bir şekilde ortadadır. O bu tabire layık bir çocuk, genç, yetişkin ve bir peygamberdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir