Nasrettin Hoca tiyatro metnini hikaye türünde yeniden yazınız.

6.sınıf Türkçe dersi için verilen Nasrettin Hoca etkinlik sorularından birisi. Soru şu şekilde:

  • Okuduğunuz tiyatro metnini hikaye türünde yeniden yazınız.

Divanda oturduğu yerde çorak ören Hoca’nın Karısı Hoca’nın bu saate kadar niçin eve gelmediğini merak etmektedir. Ayşe’ye dışarı çıkıp hocaya bakmasını ister. Bu sırada dışarıdan gelen gürültü üzerine hocanın karısı, Ayşe’ye söylenmeye başlar. Tam bu sırada Hoca elinde tuttuğu takkesi ile içeri girer. Gürültüyü çıkaran bendim der. Takkenin bu gürültüyü nasıl çıkardığını soran karasına Hoca, altında ben varım ya diyerek gülerek cevap verir. Hoca eline aldığı tespihi ile divana oturur, eşi o yokken birisinin geldiğini, eşeği istediğini söyler. Hoca’ya, bu adamın tekrar geldiğini eşeği verip vermeyeceklerini sorar. Hoca karısına veremeyeceklerini söylemesini ister. Bu cevabı duyan Ahmet Ağa içeri girer. Bu kez eşeği hocadan ister, değirmene gidip geleceğini anlatır. Hoca eşeği oğluna gönderdiğini söylediği sırada ahırdan eşeğin sesi duyulur. Ahmet Ağa eşeğin ahırda olduğunu, sesini duyduğunu söyler. Hoca bunun üzerine sakalı ağarmış olan Hoca’ya değil de, ahırdaki eşeğe inandığı için Ahmet Ağa’yı azarlayarak gönderir.  Bu kez Hoca’nın komşusu ip istemeye gelir. Hoca az önce gelseydi verebileceğini, ama ipe un serdiğini söyler. Komşusu ipe un serilemeyeceğini anlatsa da, Hoca, vermeye niyet olmayınca serilir diyerek onu da gönderir.  Komşu kadın hocanın karısına, Hoca’nın artık kimseye bir şey kaptırmaz olduğunu söyler. Bunun üzerine Hoca’nın Karısı geçen gün sizin kazanının yanında benim tencereyi kazan doğurdu diye ona verdiğini söyler. Komşu kadın bunun üzerine, kazanı size son verdiğimizde kazanç öldü diye geri vermediklerini anlatır. Kapı tekrar çalınır. Bu kez Yasef efendi gelmiştir. Hocaya iltifatlar düzen Yasef efendi, Hoca’dan altınını bozmasını ister. Hoca altını ağzına götürür ve altını bozamayacağını söyler. Hoca,  altının değerinin çok düşük olduğunu, bunu alması için üzerine para vermesi gerektiğini söyler. Bunu duyan Yasef efendi evden çıkar gider.



Köy dışındaki bir yerde yorulan Hoca eşeğinden inmiş bir taşın üzerinde oturmaktadır. Yaklaşan birinin sesini duyan Hoca, boş oturuyor gibi görünmemek için ağaca çıkıp bir dal kesmeye başlar. Hoca’yı gören yolcu, Hoca’nın bindiği dalı kestiğini, böyle yaparsa az sonra yere düşeceğini söyler. Hoca düşüp düşmeyeceğinin Allah’ın işi olduğunu, bunu onun bilemeyeceğini söyler. Yolcu yoluna devam eder. Bindiği dalı kesen hoca yere düşer. Yolcunun peşinden yetişip onun bir ermiş olduğunu, ağaçtan düşeceğini bildiğini söyler. Yolcu her ne kadar bunu kabul etmese de Hoca’nın, şu elime bak ta ne zaman öleceğimi söyle sorusuna muhatap olur.  Yolcu, Hoca’yı başından savmak için yarım saate öleceğini söyler ve oradan ayrılır. Bunu duyan Hoca bu ormanlık yerde ölürse hanımının ondan haber alamayacağı için endişeleneceğini düşünerek ona haber vermeye eve gider ve geri ormana döner.  Hoca’nın karısı bu haber ile fenalaşarak bağırmaya başlar. Gelen komşularına mezarlığı üstündeki ormanda hocanın öldüğünü söyler.  Ölüye almaya giden komşuları dönüş yolunda, önlerine çıkan iki yoldan hangisinden gidecekleri konusunda tartışmaya başlarlar, en son karısına sormaya karar verirler. Bunu duyan Hoca tabutta doğrularak, aman karıma sormayın, merhum sağlığında bu yoldan giderdi der ve tabuta geri yatar. Komşuları Hoca’ya, ölüsünün bile Hızır gibi yetiştiğini söyleyerek, sen hiç ölür müsün derler ve oradan uzaklaşırlar.

 

“Nasrettin Hoca tiyatro metnini hikaye türünde yeniden yazınız.” için bir yanıt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir