Tren garını ve oradaki yaşamı anlatınız.

8.sınıf Türkçe dersi için verilen Gar etkinlik sorularından birisi. Soru şu şekilde:

  • Kendinizi metinden seçtiğiniz kişinin yerine koyarak onun ağzından tren garını ve oradaki yaşamı anlatınız.

Tren garını ve oradaki yaşamı anlatan yazı aşağıdaki şekilde yazılabilir.

GAR

Saat 6:30, güneş henüz doğmadı. Bugün dünden de soğuk. Ankara’nın insanın içini titreten soğuklarına az kaldı. Ve İstanbul’dan gelen yataklı tren perona girdi. Ben her zamanki yerinde elimde ipim bekliyorum. Trenden inen türlü türlü insan. Hepsinin de yüzünde sabahın bu saatinde ayakta olmanın ve kendilerini karşılayan zehir gibi ayazın mutsuzluğu var.

Tren bekleyenler, istasyon gazinosunun altın dişli garsonu trenden inenleri seyrediyorlar. Herkesin gözü kahverengi türlü kürklü kadın ve onun kırmızı suratlı kocası ve onların bitip tükenmek bilmeyen eşyalarında. Hemen yanlarına gidiyorum. Ne kadar çok eşya, o kadar çok ücret yüzümü bir gülümseme kaplıyor. Ama uzun sürmüyor. Bu çiftin birbirine bakışları, bana emredişleri, tavırları, laf edişleri taşıdığım yüklerde daha ağır geliyor bana. Herkes bizi izliyor, gazinonun altın dişli garsonu ve arkadaşları, odacılar, boş gezen hamallar. Buranın havasından mıdır, suyundan mıdır? Bilinmez, selam yok, sabah yok. Alıver valizleri! Elde taşımakla olmayacak, ip ne güne duruyor, sarıyorum sırtıma. Günün ilk treni için iyi bir başlangıç, çok şükür bu günümüze. Şimdi dinleme vakti.

Büfenin önünde tren bekleyen kalabalıklar. Ellerinde günün gazetesi uzaktan okumaya çalışıyorum, olmuyor, biraz daha yaklaşmam lazım. Kenarda bekleyen askerler. Hayatlarında belki de ilk ve son defa görecekleri kendi gibi terhis çantası elinde tren bekleyen tertipleriyle konuşuyorlar. Bir tek onların keyfi yerinde. Gişe önünde bekleyen sayısı ve yüzlerindeki sıra beklemenin mutsuzluğu her geçen dakika artıyor. Ve sonunda gişeci Ahmet abi geldi. Bakıyorum güler mi yüzleri, yok! Sıranın uzunluğu izin vermiyor gülmelerine. Sırada beklemekten yorgun düşen bir kadın, yüzü bembeyaz. Yanında elleri nasırlı Anadolu erkeği, hastaneden dönüyorlar her hallerinden belli.

Dün,bugün,ertesi gün! Hep aynı havası, garı, şamatası. Bozkır kentinin insana huzur vermeyen mutsuz insanları.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.