Van Gölü’nün Şafağı, dinlediğiniz metni özetleyiniz.

8.sınıf Türkçe dersi için verilen Van Gölü’nün Şafağı etkinlik sorularından birisi. Soru şu şekilde:

  • Dinlediğiniz metni, aldığınız notlardan da yararlanarak kronolojik sıra ve mantık akışı içinde özetleyiniz.

Van Gölü’nün Şafağı özeti aşağıdaki şekilde yazılabilir:

Van gölün doğusunda bulunan 90 hanelik Ernis adında bir köy vardır. Köyün bulunduğu dağın taşlarının ve toprağın rengi kan kırmızısıdır. Toprağın ve taşların bu kırmızı rengi, karlı dağların arasından bir gökkuşağı gibi parlamaktadır. Bu köyde yaşayan 98 yaşındaki Ali Menco adındaki yaşlı adam ile yazar dost olur. Bu yaşlı adam yaşına rağmen oldukça dinç görünmektedir. Bu yaşlı adam çok konuşmasa da konuşunca yaşadığı çevrenin, orada yaşayan hayvanların, suyu, ağaçları, doğanın ne kadar farkında olduğu az ve öz konuşmasından hemen anlaşılıyor. Yaşlı adam onlara ait en bilinmedik şeyleri anlatmaktadır. Her sabah daha güneş doğmadan uyanan yaşlı adam öküzlerini önüne katıp tarlanın yolu koyulurken, yazarın kaldığı evin önünden geçerken ona tarlaya gittiğini haber verir. Hızlı bir şekilde hazırlanan yazar onun peşinden yolu koyularak tarlanın yolunu tutuyorlar. Tarlaya varıncaya kadar hiç konuşmuyorlar. Tarlaya varınca yaşlı adam öküzleri önde kendi onların peşinde tarlayı sürüyor. Yazar da bir taşın üzerine oturup bu beli bükülmüş ihtiyarı izliyor. Öğlen yemeğine beraber yerken ihtiyar adam konuşmaya başlar. Bir gün yazara gölü göstererek onun sihirli olduğunu söyler. Yazara, bu gölü gece gez, gündüz gez, güneşin doğuşunu ve batışını izle gölün sihrini sen göreceksin der.  Yaşlı adamın yüzündeki ifadeyi dikkatle izleyen yazar dağların ortasındaki Van gölünü gezmeye karar verir. Yazar Van gölünün denizden yüksekliği etrafına çevreleyen karlı dağların adlarını, Süphan dağının zirvesinde bulunan krater gölünü ve en çokta Van gölünün mavi rengini anlatır. Gün içerisindeki gölün renginin değişimlerini anlatır yazar. Gün batımında da gölü izlemenin ve Süphan dağının tepelerinde fırlayan kırmızı ışığı ve onun gölün batı ucundaki yansımanın bir iki dakikalığına gölün rengini nasıl değiştirdiğini ve ardından aldığı beyaz rengi anlatıyor yazar.   Güneşin batması sonrası karlı dağlardan yansıyan beyaz ışık her tarafı aydınlatır. Işıkların göldeki yansıması bazen gözleri yoracak kadar güçlüdür. Yazar ne kadar çok gezse de yaydıkları ışıktan dolayı daha önce bu dağlara benzeyen bir dağ görmediğini anlatır. Gece yarısından iki saat önce yazar bir motorcu ile göle açılır. Gölün batısında bulunan Süphan dağına doğru yol alırlar. Onlar batıya doğru ilerlerken doğudaki dağların zirveleri ağırmaya başlar. Motoru durdururlar ve günün ağırmasını bekleyeme başlarlar. Tam gölün ortasında yaşlı ihtiyarın bahsettiği gölün sihrini anlamaya çalışırlar. Güneşin dağın zirvesinden bir görünüp bir kaybolası ve karlı dağların üzerine kan kırmızısı ile oturmasının oluşturduğu sihirli atmosferi yaşar yazar. Güneş ışınlarının karlı dağları kırmızıya boyaması gerçekten de bir sihirdir. Sonrasında yazar Ali Menco’yu tarlasında bulur ve onun bakışlarındaki soruya “Tamam” diye cevap verir yazar. Yazar Van gölünün kıyılarını dolaşır ve orada yaşamış Urartular ve diğer eski medeniyetlerden anlatır. Göle karışan çaylar ve derelerden bahseder. Göl suyu sodalı olduğu için balıkların, bu akarsuların göle karıştığı bölgelerde yaşadıklarını anlatır. Yaz aylarında çayların suyu azalınca balıkların gölden akarsuya doğru gidişlerini ve köylülerin onları nasıl yakaladığını anlatır yazar. Son olarak yazar göldeki Adır adasından şafağı izler ve adada yaşayan pelikanları anlatır.

.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir