Yaşadığınız ya da gidip gördüğünüz bir yerle ilgili anınızı aşağıya yazınız.

8.sınıf Türkçe dersi için verilen Çocukluğum etkinlik sorularından birisi. Soru şu şekilde:

  • Yaşadığınız ya da gidip gördüğünüz bir yerle ilgili anınızı aşağıya yazınız.

Gördüğünüz bir yerle ilgili anı için aşağıdaki şekilde bir metin yazılabilir:

Şehirlerde görebildiğimiz canlı sayısı oldukça az. Sokakta başı boş dolaşan kedi ve köpekler, birde güvercinler. Ama köylerde öyle değil. Ben şehirde doğdum, kimliğimde köyüm yok, ama babamların öyle değil onların doğum yeri köyleri. Bu yaz ailecek ilk kez babamların doğduğu köye gittik. Genelde dedemler bize gelirdi. Bu kez biz onları ziyaret gitmiş olduk. Giderken hediye olarak ona güzel bir gömlek aldım.

Köyün girişinde bizleri ilk kazlar karşıladı. Yavaş ve paytak adımları ile yolun ortasında arabamızla durduk, kaldık. Kaz ailesinin karşıdan karşıya geçişini seyrettik. Sonrasında bir süre arabamızın arkasından koşan çoban köpeği. Dedem ve nenim bizleri karşılarından görünce çok mutlu oldular. Torunları ilk kez köylerine gelmişti. Mutluluklarını görmeniz lazım. Sabah kahvaltıda yumurta, süt, bal, tereyağ, peynir hepsi kendi emekleri. Bahçeleri öyle büyük ki bizim mahallede oyun oynadığımız park kadar, ama bu bahçede daha fazla ağaç var. Hem de meyve ağaçları. Bir yanda elma, diğer yanda erik ağacı ve daha başkaları. Bahçenin sol tarafında büyük tahta bir kapı. Arkasından gelen koku çokta hoşuma gitmese de yine açıyoruz kapıyı. Ahırda besledikleri iki tane güzel mi güzel süt ineği, yanlarında küçük küçük üç yavru kuzu. En iyi anlaştığım sırtında hafif kırmızı boya olanı. Kulağımda hemen yandaki bahçeden gelen eşek sesi. Belki bir gün bineriz diyor dedem.

Kardeşim elimi hiç bırakmıyor bahçeyi gezerken. Hayvanları oda çok sevse de korkuyormuş biraz. Avluda oynarken bahçenin sağından bulunan küçük bir yer onun dikkatini çekmişti.  Beraber yakından bakmaya karar verdik. Ufak mı ufak bir kapısı ve kapının önüne konulmuş irice bir taş kapıyı tutuyordu. Merak ettik, duramadık kapıyı açtık. İçeriden üzerimizi fırlayan tavukların yarattığı heyecan ile karışık korku ikimizde ürkütmüştü. Kardeşim ağlamaya başladı. Teselli etmekte bana döştü. Sonra çok iyi anlaştık tavuklarla, onlara buğday verirken, yerden buğdayları tek tek toplamalarını izledik uzun uzun. Su içme şekilleri de oldukça ilginç. Çk güzel hatıralarla en yakın zamanda tekrar buluşmak dileğiyle ayrıldık köyden. Birde üzerimize atlayan tavukların anısı.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir